Princeton, ABD – 29 Ekim 2019 – Climate Central tarafından yapılan ve bugün Nature Communications’da yayımlanan bir çalışmaya göre, 2050 itibarıyla halihazırda 300 milyon kişinin yaşadığı topraklarda, yıllık ortalama kıyı taşkınları deniz seviyesindeki yükselmeye bağlı olarak kara seviyesinin üstünde gerçekleşecek. Yüksek gelgit seviyeleri ise, 30 milyonu Çin’de olmak üzere, yaklaşık 150 milyon kişinin yaşadığı toprakları kalıcı olarak su altında bırakabilir.

Bu bulgular, Climate Central tarafından geliştirilen yeni bir dijital yükseklik modeli olan CoastalDEM’e dayandırılıyor. Araştırmacılar, kıyısal taşkın risklerinin uluslararası değerlendirmesinde şimdiye kadar kullanılan NASA’ın Shuttle Radar Topography Mission’ın (SRTM) temel yükseklik veri setindeki sistematik hataları düzeltmek için yapay zeka yöntemleri kullandılar. CoastalDEM ile elde edilen tahminler, risk altındaki küresel nüfusun SRTM yükseklik verileri kullanılarak tespit edilenden üç kat fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Climate Central tarafından yayımlanan bu çalışma 135 ülkeyi farklı iklim senaryoları ve yıllara göre ayrıntılı olarak değerlendiriyor. Climate Central elde ettiği yeni yükseklik verileri, tehdit altındaki bölgelerin mahalle düzeyinde incelenebilmesi için detaylı bir interaktif haritada dijitalleştirdi.

Araştırmada Türkiye’ye dair veriler de bulunuyor. Emisyon azaltımının olmadığı senaryoda Türkiye’de şu anda 850.000 kişinin yaşadığı alan, 2100 itibari ile yılda ortalama en az bir defa taşkına maruz kalacak. Şu anda 790.000 kişinin yaşadığı alan ise gelgitlerde düzenli olarak su altında kalacak.

Rapora göre, kıyı tahkimatı olmadan 2050 itibarıyla en az yılda bir kere kıyı taşkını yaşayabilecek kişi sayısı, yeni yükseklik verileriyle dört katın üstünde artarak, yaklaşık 237 milyon kişiye çıktı. Bu nüfusun büyük kısmı 6 Asya ülkesinde yaşıyor – (Çin, Bangladeş, Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Tayland).

Tehdit altındaki arazilerdeki artış en fazla Asya kıtasında görülüyor

İyileştirilmiş yükseklik verilerine dayanan değerlendirmelere göre, sera gazı emisyonlarında orta düzeyde azaltımlarla bile, 6 Asya ülkesinde halihazırda 237 milyon insana ev sahipliği yapan topraklar, 2050 yılı itibarıyla yıllık kıyı taşkınları tehdidine maruz kalabilir. Bu sayı, bugüne kadar kullanılan yükseklik verileriyle elde edilenden 183 milyon daha yüksek*.

#1: Çin                       (yeni) 93 milyon – (eski) 29 milyon

#2: Bangladeş          (yeni) 42 milyon – (eski) 5 milyon

#3: Hindistan            (yeni) 36 milyon – (eski). 5 milyon

#4: Vietnam              (yeni) 31 milyon – (eski) 9 milyon

#5: Endonezya         (yeni) 23 milyon – (eski) 5 milyon

#6: Tayland               (yeni) 12 milyon – (eski) 1 milyon

Bu değerlendirmelere göre, kontrolsüz emisyonlar ve buz tabakasında erken başlangıçlı istikrarsızlık da hesaba dahil edildiği takdirde, 2100 itibarıyla bu 6 ülkede* halihazırda 250 milyon kişinin yaşadığı topraklar gelgit çizgisinin altında kalacak. Bu sayı, SRMT yükseklik verileriyle elde edilen kişi sayısının yaklaşık 5 katı.*

#1: Çin                       (yeni) 87 milyon – (eski) 26 milyon

#2: Bangladeş          (yeni) 50 milyon – (eski) 6 milyon

#3: Hindistan            (yeni) 38 milyon – (eski) 6 milyon

#4: Vietnam              (yeni) 35 milyon – (eski) 13 milyon

#5: Endonezya         (yeni) 27 milyon – (eski) 6 milyon

#6: Tayland               (yeni) 13 milyon – (eski) 2 milyon

Çalışmanın başyazarlarından Climate Central’dan Dr. Scott Kulp, “Bu değerlendirmeler, iklim değişikliğinin yaşam süremiz içinde şehirleri, ekonomileri, kıyı şeritlerini ve bölgeleri yeniden şekillendirme potansiyelini ortaya koymaktadır” dedi. “Gelgit seviyesi, kıyı çizgisinin üstüne çıktığında, ülkeler kıyı tahkimatının kendilerini koruyup koruyamayacağına, ve ne kadar ve ne uzunlukta kıyı tahkimatı gerektiğine dair sorularla karşı karşıya kalacak.”

Climate Central’ın bu araştırmasının ortaya koyduğunu bu kırılganlıkların bazıları şimdiden yaşanmakta; yaklaşık 110 milyon kişi deniz duvarları, setleri ve diğer kıyı tahkimatlarıyla gelgit seviyesinin altında kalan topraklarda yaşıyor. Mevcut ve gelecekte kurulacak muhtemel tahkimatların etkileri, veri eksikliğinden dolayı bu çalışmada yer almıyor.

CoastalDEM daha büyük tehditi nasıl tespit ediyor?

Kıyı bölgelerinin küresel düzeyde araştırılması için kullanılan başlıca yükseklik veri seti olan SRTM, alanın üstü örtülü olduğu durumlarda ağaç tepeleri ve çatılar gibi gökyüzüne en yakın yüzeylerin yüksekliklerini ölçer. Bunun sonucunda SRTM ile yapılan kıyı yükseklikleri tahminleri ortalama 2 metre (6 feet), yüksek yoğunluklu kentsel alanlarda ise 4 metre (13 feet) kadar daha yüksek çıkıyor ve bu alanların taşkınlar ve deniz seviyesindeki yükselme karşısında güvenli olduğuna dair hatalı bilgi elde ediliyor. CoastalDEM ise bu hata payını ortalama olarak yaklaşık 10 santimetreye (4 inç) kadar indiriyor.

Az sayıda ülke, genellikle hava lidarına dayanan daha kesin yükseklik verileri toplamış ve yayınlamıştır; CoastalDEM’in kalibrasyonu ve validasyonu bu verilerle kullanılarak yapılmıştır.

Raporun baş yazarlarından, Climate Central CEO’su Benjamin Strauss, “İklim değişikliği ve deniz seviyesi projeksiyonları üzerine yapılan tüm önemli araştırmalar için, dünyadaki kıyı alanlarının büyük kısmında ayaklarımız altındaki zeminin yüksekliğini bilmediğimiz ortaya çıktı” dedi. “Verilerimiz resmi netleştiriyor, ancak yine de hükümetler ve havacılık ve uzay sanayinin daha doğru yükseklik verileri üretmesi ve yayınlamasına ihtiyaç var. İnsanların hayatları ve geçim kaynakları buna bağlı. ”

Tehdit seviyesi karbon emisyonu düzeyine bağlı

CoastalDEM’e dayandırılan değerlendirmelere göre, bugün yaklaşık 420 milyon kişinin yaşadığı bölgelerin, makul düzeyde karbon emisyonu azaltımı yapılsa bile, bu yüzyılın sonuna kadar yıllık kıyı taşkınlarına karşı kırılgan olabileceğini ortaya koyuyor. Burada özetlenen tahminler muhtemelen muhafazakar tahminlerdir, zira 2015 Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu standart deniz seviyesi projeksiyonları ve karbon emisyonu azaltımlarına dayandırılmaktadır ve bugüne kadar sürdürülen küresel çabalar Paris hedeflerin gerçekleştirilmesi için yetersiz kalmaktadır.

Kontrol edilemeyen emisyon ve buz tabakasındaki muhtemel erken başlangıçlı kararsızlık projeksiyonlarına göre, 2100 yılı itibarıyla halihazırda 340 milyonun yaşadığı topraklar gelgit seviyesinin altında kalacak ve toplam 640 milyon kişinin yaşadığı yerler de deniz seviyesindeki yükselme riskiyle karşı karşıya kalacak. gösteriyor. Bu senaryoya göre, 8 Asya ülkesinde halihazırda en az 10 milyon kişinin yaşadığı topraklar gelgit seviyesinin altında kalacak.

2100 itibarıyla düzenli olarak kıyısal taşkın riski altında kalacak nüfus (CoastalDEM verileri ve bugüne kadar kullanılan yükseklik veri seti)

1. Çin                         (yeni) 87 milyon – (eski) 26 milyon

2. Bangladeş            (yeni) 50 milyon – (eski) 6 milyon

3. Hindistan               (yeni) 38 milyon – (eski)  6 milyon

4. Vietnam                 (yeni) 35 milyon – (eski) 13 milyon

5. Endonezya           (yeni) 27 milyon – (eski) 6 milyon

6. Tayland                 (yeni) 13 milyon – (eski) 2 milyon

7. Japonya                (yeni) 12 milyon – (eski) 7 milyon

8. Filipinler                 (yeni) 11 milyon- (eski) 2 milyon

Araştırmaya ulaşmak için tıklayın.

Çalışmayla birlikte yayınlanan interaktif harita için tıklayın.

 

FacebookTwitter