İklim Bilimine Dair Temel Bilgiler:
  1. Isınıyor.
  2. Nedeni biziz.
  3. Eminiz.
  4. Durum kötü.
  5. Durdurabiliriz.

(Durumu bu kadar basitçe özetlediği için Dr. Kimberly Nicholas’a teşekkür ederiz).

1. Isınıyor.

Şu anda yıllık küresel ortalama sıcaklık, ortalamadan 1° derece daha sıcak; en az bir 0,5° daha ısınma da şimdiden kaçınılmaz durumda.

0° C
+1° C
← Sıcak
Küresel Sıcaklık Endeksi, 1880-2016 (NASA)

Bir derece, sıcaklıkta büyük bir artış gibi durmayabilir ama binlerce insan için yaşam ile ölüm arasındaki fark demek..

Dünya’nın doğal ısınma ve soğuma döngüleri her zaman oldu ama şu anda yaşadığımız başka bir şey. Tarihte kayıtlı en sıcak beş yıl 2016, 2015, 2014, 2013 ve 2010.

Sıcaklıkların artması ise sadece havanın ısındığı anlamına gelmiyor. Dünyanın karmaşık bir iklim sistemi var: Ortalama küresel sıcaklıkta küçük bir artış bile, bir sürü tehlikeli yan etkisi olan büyük değişikliklere neden oluyor.

Ortalamadan soğuk en son ay 1965 Ekim’di. (Climate Central)

2. Nedeni biziz.

İklim değişikliğinin nedeni biziz; bunu da büyük ölçüde fosil yakıtları yakarak gerçekleştiriyoruz.

Yükselen sıcaklıkların sera gazı salımları ile ilişkisi birbirleriyle örtüşüyor.

18. yüzyıldan önce atmosferimizin içerdiği karbondioksit oranı yaklaşık milyonda 280 partiküldü. Bu sayı “uygarlık adına” sanayileşmeyle ve kömür, petrol, gaz yakıtlara olan bağımlılığımızla hızla değişti. Şu anda fosil yakıt kullanımına bel bağlayan sistemimizden dolayı atmosferdeki karbondioksit oranı milyonda 410 partikülün üzerine çıkmış durumda. Üstelik fosil yakıt kullanımının dünyada yayılmasıyla birlikte, atmosferdeki karbon miktarı hızla artmaya devam ediyor.

Fosil yakıtların yakılması tek başına hala sorunun en büyük nedeni durumunda; küresel emisyonların %57’sinin nedeni bu. Bunun yanında zengin ülkelerdeki hayvan temelli tarım talebindeki hızlı artış, metan ve azot oksit gibi diğer sera gazlarının hızla artmasına da neden oluyor. Bu sorun, karbondioksitin atmosferde metan ve diğer sera gazlarına oranla çok daha uzun süre aktif kalmasıyla daha da artıyor.Fosil yakıt şirketleri, bir zamanlar yeryüzünün altında fosil yakıt olarak depolanan milyonlarca yıllık karbonu alıp atmosfere salmaya devam ediyorlar. Güncel bir araştırma 2018 yılının Nisan ayı itibariyle, atmosferdeki karbondioksit yoğunlaşmasının ilk kez 410 ppm’yi geçtiğini gösteriyor. Bilim insanları ve iklim uzmanları ise atmosferdeki karbondioksit miktarının güvenli üst sınırının milyonda 350 parçacık (ppm) olması gerektiğinde hem fikir.

Fosil yakıtları yerin dibinde tutmak ve enerji ihtiyacımızı yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak güvenli üst sınır olan 350 ppm seviyesine geri dönmek, iklim değişikliğini önlemek için atabileceğimiz en önemli adım.

CO2 seviyeleri – son kısımdaki keskin artışa dikkat edin. (kaynak: Scripps Institution of Oceanography)

3. Eminiz.

Bilim insanlarının %97 gibi ezici bir çoğunluğu, iklim değişikliğinin insan kaynaklı sera gazı emisyonlarından kaynaklandığını kabul ediyor. Bilim insanları arasında iklim değişikliğine dair kayda değer bir itiraz noktası bulunmuyor.

Scientists march at the 2014 People's Climate March in New York City.

New York’taki 2014 İklim Yürüyüşü’nde bilim insanları.

İklim değişikliğinde CO2 ‘nin rolünü kabul eden 1981 tarihli Exxon’un iç belgesi.

Atmosferde daha fazla CO2 olmasının iklimin ısıtacağının keşfi 1890’lı yıllara dayanıyor. İklim biliminin güvenilirliğine yönelik saldırılar, iklim değişikliği konusundaki anlayışımıza dair belirsizlik yaratmak için milyonlarca dolar harcayan fosil yakıt endüstrisi de dahil olmak üzere, çıkar grupları tarafından sürdürülüyor.

Petrol şirketi Exxon, iklim değişikliğinin etkilerini 1970’lerde biliyordu; bu konuda harekete geçmenin de gelirlerini olumsuz etkileyeceğini anlamıştı. Bunun sonucunda, hakikate karşı sektör çapında bir saldırıya geçerek, on yıllar boyunca eyleme geçilmesini engelleyen sahte bir tartışma yarattılar. Şimdi Exxon’un ve Shell gibi diğer şirketlerin altyapılarını, onlarca yıldır iklim değişikliğinden korumak için adımlar attığını; ama bir yandan geri kalanımızı korumak için harekete geçilmesini engellemeye çalıştığını biliyoruz.

Yerli, geleneksel ve yerel bilgiyi de dinlemek önemlidir. Dünyanın birçok yerinde yaşlılar ve topluluk liderleri, ekosistemlerin nasıl değiştiğine ilişkin bilgilerini paylaşıyorlar.

Fosil yakıt endüstrisinin aldatmacaları yerine bilim insanlarının ve iklim değişikliğinde öncü hattaki topluluklarının bize söylediği şeylere dikkat edersek, mesaj açık: Şimdiden dünya çapında büyük sorunlara neden olan iklim değişikliğinin hızla iklim krizine dönüşmesinin nedeni insanlar. Bunu durdurmanın en iyi, fosil yakıtları yerin dibinde bırakmak.

4. Durum kötü.

Screenshot of climate impacts map on climatesignals.com

İklim etkilerini gösteren harita. Kaynak: climatesignals.org

Bir derecelik ısınma hali hazırda gezegenin dört bir yanında yıkıcı etkilere yol açmış durumda.

Küresel ölçekte hububat verimleri %10 azaldı; bunun nedeni iklim değişikliğine bağlı olan aşırı sıcak dalgaları ve seller. Bunun sonucunda açlık artıyor ve insanlar yaşadıkları yerlerden ayrılmak zorunda kalıyor. Kıyılara yakın yaşayan 1 milyondan fazla insan, yükselen denizler ve daha güçlü fırtınalar nedeniyle evlerinden çıkmak zorunda kaldı; şayet süreç tersine dönmezse önümüzdeki yıllarda milyonlarca insanın da evlerini terk etmek zorunda kalmaları bekleniyor.

Son yıllarda iklim değişikliği biliminde hızlı gelişmeler kaydedildi; artık bilim insanları, iklim değişikliğinin birçok aşırı iklim olayına veya diğer olaylara katkısını kesin bir şekilde saptayabiliyor.

5. Durdurabiliriz.

İklim değişikliğinin temel gerçekleri acı: Isınmanın 2°C’nin altında kalması için fosil yakıt rezervlerinin %80’inin yerin dibinde kalması gerekiyor.

İyi haber şu:

  1. Tam olarak ne yapmamız gerektiğini biliyoruz: Fosil yakıtları yerin dibinde tutmak ve hızlıca % 100 yenilenebilir enerjiye geçmek.
  2. Yenilenebilir enerji her geçen gün daha ucuz hale geliyor ve yaygınlaşıyor.
  3. Bizler yalnız değiliz – iklim değişikliğini durdurmak ve fosil yakıt endüstrisine direnmek için dünya çapındaki hareket her geçen gün daha da güçleniyor.
*Fosil yakıtların % 80’ini yerin dibinde tutmayı başarabilsek bile, 2°C daha sıcak olan bir dünya çok farklı, daha korkutucu bir yer olacak. Şu an sadece +1°C’ye ulaştık ve daha şimdiden daha çok fırtına, seller, sıcaklık dalgaları, kuraklıklar ve  ada ülkelerinin sulara gömülmesi riski ile karşılaştık. +2°C insanlar için epey ızdırap ve gezegen açısından da büyük hasar demek olacak.
HAREKETE KATILIN

Eyleme geçin

Daha adil bir dünya için küresel harekete katılın.
İklim değişikliği ile beraber mücadele edelim!

Kayıt ol:

Hi !

We have your info saved from last time, just click the button below to continue.

Not ? Çıkış

​Bunu yaparak, hizmet şartlarımızı ve gizlilik politikamızı kabul ediyorsunuz. İstediğiniz zaman üyelikten çıkabilirsiniz.​

​Bunu yaparak, hizmet şartlarımızı ve gizlilik politikamızı kabul ediyorsunuz. İstediğiniz zaman üyelikten çıkabilirsiniz.​

İlave Okuma İçin (İngilizce olarak)

Increased Air Mass Temperature

Decreased Arctic Sea Ice

California Change in Evapotranspiration

California Decreased Snowpack

Increased Drying of Soils

Change in Evapotranspiration

Increased Extreme Heat and Heat Waves

Glacier and Ice Sheet Melt

Global Warming

Greenhouse Gas Emissions

California Increased Temperatures

Increased Land Surface Temperature

Increased Permafrost Thaw

Increased Sea Surface Temperature

Season Creep

Decreased Snow and Ice Cover

Increased Atmospheric Moisture

Increased Extreme Precipitation

Increased Northern Hemisphere Mid-Latitude Precipitation

Change in Runoff

Increased Atmospheric Blocking

California Decreased Precipitation

Increased Frequency of Extreme El Niños

Hadley Cell Expansion

Decreased North Atlantic Surface Temperature

Change in Northern Hemisphere Circulation

Increased Ocean Acidification

Ridiculously Resilient Ridge

Change in Southern Hemisphere Circulation

Change in Surface Ozone

Decreased Surface Wind Speed

Weakening Atlantic Meridional Overturning Circulation

California Decreased Soil Moisture

Increased Drought Risk

California Increased Drought PDSI

Change in Atlantic Cyclone Steering

Increased Frequency Intense Atlantic Hurricanes

Increased Frequency Intense Cyclones

Increased Frequency Intense NW Pacific Typhoons

Increased Frequency Intense SW Pacific Cyclones

Increased Frequency Intense Tropical Pacific Hurricanes

Increased Frequency North Indian Cyclones

California Increased Wildfire Risk

Increased Wildfire Risk

Increased Coastal Flooding

Increased Flooding Risk

Rising Sea Levels

Increased Storm Surge

Thermal Expansion of the Ocean

Increased Blizzard Risk

Increased Coral Bleaching

Decreased Habitat Availability and Species Die-Off

Increased Parasite, Bacteria and Virus Populations

Increased Pine Beetle Outbreaks

Change in Species Range

Increased Humidity and Heat Stress

Increased Infectious Gastrointestinal Disease Risk

Increased Respiratory Disease Risk

Increased Vector Borne Disease Risk

Increased Risk Wind Damage

Increased Storm Intensity

Increased Tornado Risk

Monthly global average temperature relative to pre-industrial average

Ortalamadan soğuk son ay 1965 Ekim'iydi. (Climate Central)

CO2 levels throughout history — note the sharp spike at the end. (source: Scripps Institution of Oceanography)

FacebookTwitter
sigh