2018 yerel iklim eylemlerinin yılıydı

Her şey geçen Ocak’ta, New York şehrinin yatırımlarını Büyük Petrol Şirketlerinden çekeceğine ve iklim değişikliğinin yol açtığı hasara karşı dava açarak atağa geçeceğine dair cesur bir duyuru ile başladı. Bu büyük zafer, şehirde ittifak halinde çalışan grupların yıllar boyunca gerçekleştirdiği kuvvetli örgütlenme sayesinde gerçekleşti.


COP21, COP22 ve dev Rhineland kömür madenlerinin dibinde gerçekleştirilen Pasifik COP23’ünün ardından, fosil yakıtların yerin dibinde kalmasını sağlamak için yerelden başlayarak ses vermemiz gerektiğini biliyorduk. İklim krizi, tek başına karar alıcılara bırakılabilecek bir iş değil.



Ekim ayında bilim insanları bizleri uyardı: Fosil yakıtları bu hızda yakmaya devam edersek, 10 yıl içerisinde gezegenin 1,5 °C’den fazla ısınmasını engelleyemeyeceğiz; bunun da potansiyel olarak felaket ölçeğinde sonuçları olacak. Ekonomimizi fosil yakıtlara bağımlı olmaktan kurtarıp, %100 yenilenebilir enerjiye geçirmeye şimdi başlamalıyız.

Size bir haberimiz var: Bunu başarabiliriz!

Endonezya, Samarinda, Doğu Kalimantan

Gezegen olarak, yıl boyunca milyonlarca insanı olumsuz etkileyen peş peşe bir çok yıkıcı siyasal ve iklimsel krize maruz kaldık. 2018, sonuçları iyi düşünülmemiş ticaret savaşlarının; savaşın yıkımına uğramış Yemen gibi yerlerde artan kıtlığın; dünyanın dört bir yanında tayfunların, kasırgaların, kırsal bölgede yangınların; ayrıca popülist milliyetçiliğin ve ırklar arasında gerilimlerin korkutucu şekilde arttığı bir yıl oldu. Diğer taraftan, 2018 boyunca, yerellerde yaygın mücadelelerin muazzam ölçekte canlanmasına da tanık olduk.


Hayatlarını savunmak için yürüyen ve iklim adına greve giden çocuklardan; Kenya, Bangladeş ve Türkiye’de kömür karşıtı aktivistlere kadar… Kaya gazı çıkarılmasına karşı mücadele eden Brezilyalılardan; Kanada, ABD ve Avrupa’da boru hatlarına karşı gerçekleştirilen muazzam mücadelelere kadar…

Alakır Vadisi, Antalya. Foto: Alakır Nehri Kardeşliği


2018’i bitirirken; yaşadığımız toplulukları, demokrasilerimizi, biricik mavi gezegenimizi korumadaki kolektif kararlılığımız, çok önemli bir ana yaklaşıyor. Gezegenin dört bir yanında insanlar kolektif güçlerini kullanıyor ve bireysel seslerini yükseltiyor. 2019, her yerde bir arada gücümüzü göstermek için çok önemli bir yıl olma potansiyelini taşıyor.
Öyle olmak zorunda.

 Kadıköy, İstanbul. Foto: Salih Ortaçay

2020’yi hevesle bekliyoruz!
Sizi, bir an için, bizlerle birlikte geleceğe bakmaya davet ediyoruz… 31 Aralık 2019 tarihine bakmaya.
Bundan bir yılı biraz aşkın zaman sonra, 2020 yılbaşı gecesi nerede olacaksınız? Kimlerle birlikte olacaksınız? Neleri kutluyor ve nelerin yasını tutuyor olacaksınız? O zaman dünyamız ne durumda olacak?

ABD, Washington. Foto: Bora Chung |

2020 yılının başına kadar nereye varabileceğimize dair hayalimiz şöyle:

  • Olayların akışı artık değişmiş durumda. Her yerde insanlar iklim için bir araya geliyor ve seslerini yükseltiyor
  • Yaygın devinim ve mücadeleye katılımın ölçeği, adaletin yanında. Yeterli sayıda insan -araştırmalara göre bu sadece %3,5’imiz– dünyayı değiştirmek için sürekli hareket halinde.
  • Olumsuz etkileri daha yeni başlıyor ve yarattığı mekanizmalar hala kitlesel ölçekte iklim kirliliği saçıyor olsa da, fosil yakıtlar çağı artık bitmiş durumda. Fosil yakıt endüstrisinin itibarı artık yerle bir halde; yerin altından fosil yakıt çıkarmaya dayalı iş modeli de tamir olamayacak şekilde parçalanmış durumda. Geriye kalan yatırımcılar da batan gemiyi terk ettikçe, bir zamanların simgesel projeleri yavaşça iflas ediyor. Fosil yakıtlar artık kirli bir ifade!
  • Bunun yerine, yaratıcı ve topluluk ölçeğinde yenilenebilir enerji girişimlerinin oluşturduğu canlı bir hareket; ekonomilerin bir azınlığa değil de çoğunluğa nasıl faydalı olabileceğini yeniden hayal etme konusunda dünya çapında topluluklara ilham veriyor. Yerel ve uluslararası ölçekte işbirliği ruhu yeniden keşfedilmiş durumda.
  • Tanık olduğumuz iklimsel çöküş göz ardı edilemez haldeyken, on yıllardır süren ertelemelerden ve engellemelerden sonra, dünyanın her yerinde yaygın hareketler yükselmiş durumda. Artık gezegenin aktif bir çoğunluğu, iklim biliminin ve toplumsal, ırksal ve çevresel adaletin talepleri doğrultusunda hareket ediyor ve oy veriyor.
  • Krizin ölçeğine uygun şekilde davranmaya gönülsüz tüm siyasetçiler giderek ya seçimle uzaklaştırılıyor ya da istifa etmek zorunda kalıyor. Bunların yerini, tabandan gelen %3,5’luk kesimden doğrudan gelen genç insanlar alıyor.
  • Dünya çapında topluluklar, iklim konusunda harekete geçilmemiş olmasının olumsuz etkilerini her zamankinden daha fazla yaşıyor olsa da, emisyonlar nihayet azalmaya başlamış durumda. 1,5 °C’lik küresel ısınmada bile yaşayacağımız aşırı hasara karşı toplulukların direnç kazanabilmeleri, uyum sağlamaları ve kendilerini koruyabilmeleri için uluslararası ölçekte işbirliği ile kendilerine yardımcı olunuyor.


Henüz oraya varmadık. Pek çoğumuzu zorluklar ve sıkı çalışma bekliyor. Ama yarın sabah güneş yine doğacak ve Fosilsiz bir geleceğe bir gün daha yaklaşmış olacağız. Mutlu Yeni Yıllar!


Bu sene iklim hareketine katkıda bulunan, iklim için ses veren herkese çok minnettarız. Her bir şehir, her bir eylem önemli.
Teşekkür Ederiz.

 

FacebookTwitter