Enerji Günlüğü‘nde yayınlanan yazıdan alıntılanmıştır. 

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CESD) Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması konulu bir çalışma yaptı.

resim

CESD Müdürü Volkan Ediger araştırmanın, 12-27 Kasım 2016 tarihleri arasında 16 kent merkezinde 18 yaş ve üzeri 1204 kişi ile yüz yüze gerçekleştirilen ve enerji tüketimine ilişkin soruları içeren bir anketle gerçekleştirildiğini belirtti. Merkezin gerçekleştirdiği ilk araştırma olan çalışmanın sonuçları, Türkiye’nin enerji tüketimine ilişkin birçok veriyi içeriyor.

EN ÖNEMLİ SORUN DIŞA BAĞIMLILIK 

Araştırma kapsamında yöneltilen “Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?” sorusuna ankete katılanların yüzde 38,6’sı enerjide dışa bağımlılık (ithal enerjide dışa bağımlılık) cevabı verdi. Katılımcıların en çok tercih ettiği ikinci cevap ise yüzde 30,8’lik oranla enerjinin pahalı olması oldu.

TÜRK AKIMI’NI BİLMİYOR

Anketteki ilginç ayrıntılardan biri de enerjiye ilişkin algının nasıl oluştuğuna dair önemli ipuçları içeriyor. Enerji politikalarında en başarılı bulunan alanlardan biri boru hattı projeleri olmasına rağmen katılımcıların yüzde 86’lık bölümü, Karadeniz’in altından Türkiye’ye ve buradan da Avrupa’ya doğalgaz transfer etmek üzere kurulacak Türk Akımı Projesi hakkında hiç bilgi sahibi olmadığını beyan ediyor.

KULLANILAN OYLARA ETKİSİ SIFIR

CESD’in yaptığı anketten siyasetçilere yönelik mesajlar da çıktı. Katılımcıların seçimlerde oy verdikleri partilerin enerji politikaları hakkında genellikle “hiç bilgisi olmadığını” belirtmeleri dikkat çekiyor. Anket katılımcılarının büyük çoğunluğu, seçimlerde oy kullanırken de partilerin enerji politikalarını pek dikkate almadıklarını  ifade ediyor. 

EN ÇOK ELEKTRİK VE GAZ TÜKETİLİYOR 

Araştırma kapsamında evlerde tüketilen enerji türleri ve bunlara ayrılan bütçeler de sorgulandı. Ankete katılanların yüzde 50’si parasal olarak en çok elektrik, yüzde 39’u ise en çok doğalgaz kullandığını belirtti. Belirtilen enerji türlerine yüzde 30 aylık 100-150 TL arası harcama yaptığını söylerken, yüzde 29 ise her ay 200 TL’nin üzerinde fatura ödediğini kaydetti. Ankete katılanların yarısının aylık enerji faturası tutarı 50-100 TL aralığında seyrediyor.

HALK “EN ÇOK PARA ISINMAYA” DİYOR

Araştırmaya katılanların yüzde 65’lik kısmı, enerji faturasının en çok ısınma ihtiyacı için kullanılan enerjiye ödediğini söylüyor. Enerji tüketiminde ısınma yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken, aydınlatma yüzde 22 ile ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sıra ise yüzde 5’lik oranla ulaşım olarak belirlendi. Arabalarda en çok tercih edilen yakıt sırasıyla; yüzde 41 oranında dizel, yüzde 30 oranında otogaz ve yüzde 29 oranında benzin oldu. Arabası olan katılımcıların yüzde 25’i her ay 100-200 TL arasında yakıt masrafı yapıyor.

ISINMADA GAZ, KÖMÜR, ODUN

Araştırma sonuçları doğalgaz sektörünün ülke coğrafyasına ve nüfusa giderek daha çok nüfuz ettiğini de gösteriyor. Ankete katılanların yüzde 54’ü doğalgaz, yüzde 25’i kömür, yüzde 12’si ise odun ile ısındığını belirtiyor.

SU ISITMADA GÜNEŞ 3. SIRADA 

Evlerdeki sıcak su tedariğinde de en çok doğalgaz tercih ediliyor. Sıcak su sağlamada doğalgaz yüzde 52 ile birinci, elektrik yüzde 26 ile ikinci sırada. Yüzde 11’lik bir kesim ise sıcak suyunu güneş enerjisinden elde ediyor.

ELEKTRİKTE FİYAT YÜKSEK ALGISI

Ankete katılanların yüzde 98’i tüketilen enerjinin ucuz olmasını önemli bulduğunu beyan ederken, katılımcıların elektrik fiyatlarını nasıl bulduğu sorgulandığında yüzde 85 ‘yüksek ve çok yüksek’ cevaplarını veriyor. Yüzde 13’lük bir kısım ise elektrik fiyatlarını normal kabul ediyor. Doğalgaz fiyatlarını yüksek ve çok yüksek bulanların oranı ise yüzde 65 seviyesinde. Yüzde 14’lük bir kesim ise doğalgaz fiyatlarını makul kabul ediyor.

ISI YALITIMI YAYGINLAŞIYOR

CESD Araştırması kapsamında ortaya çıkan önemli verilerden biri de konutlarda ısı yalıtımıyla ilgili. Deneklerin yüzde 65’inin evlerinde ısı yalıtımı yok. Yüzde 34’lük bir kesim ise evlerinde ısı yalıtımı bulunduğunu belirtiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında gerçekleştirilen ankette ısı yalıtımı bulunan evlerin oranı yüzde 17,3 olarak gözlemlenmişti. Bu sonuca göre 7 yılda evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının yaklaşık 2 katına çıktığını söylemek mümkün. Isı yalıtımı bulunan ev oranı, gelir ve eğitim düzeyi yükseldikçe yukarı çıkıyor.

AZERBAYCAN’DAN VE RUSYA’DAN ALALIM 

Büyük çoğunluğu dışa bağımlılığı en büyük sorun olarak gören katılımcılara, hangi ülkeden enerji ithal edilmesi gerektiğine ilişkin görüşleri de soruldu. Yüzde 42 ile Azerbaycan birinci, yüzde 20 ile Rusya ikinci sırada yer aldı. ‘1 Kasım Genel Seçimleri’nde MHP ve Ak Parti’ye oy vermiş kişiler daha çok Azerbaycan’ı, CHP ve HDP’ye oy vermiş olanlar ise daha çok Rusya’yı tercih ediyor.

GES VE RES’E DESTEK, NÜKLEERE RET

Araştırmadan çıkan en önemli sonuçlardan biri de güneş ve rüzgar enerji santrallerinin en çok desteklenen teknolojiler olması. Nükleer santraller ve kömür santralleri ise en az desteklenen enerji üretim tesisi türleri oldu. Nükleer santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve riskler içerdiğini düşünenlerin oranı yüzde 65’e ulaşıyor. 

BURSALI VE TEKİRDAĞLI NÜKLEERE SICAK

“Yaşadığınız ilde nükleer santral kurulmasına ne derece destek verirsiniz?” sorusuna olumsuz yanıt veren illerin başında Adana, İzmir ve Ankara geliyor. Tekirdağ, Bursa ve Konya gibi illerdeki olumsuz yanıtlar en düşük düzeyde oldu. Kendi illerinde nükleer santral yapılmasını desteklemeyenler, büyük oranda bu tür santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve risk içerdiğine inanıyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL HAVA KİRLİLİĞİ 

CESD Araştırması’ndan çıkan enerji ve çevreye dair algı da dikka çekici. Enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorununu hava kirliliği olarak işaretleyenlerin oranı yüzde 41 olurken, insan sağlığı yüzde 20 ile ikinci oldu. İklim değişikliği yüzde 17 ile enerjiden kaynaklanan en önemli üçüncü çevre sorunu olarak kabul ediliyor. “Küresel iklim değişikliğine inanıyor musunuz?” sorusuna EVET cevabı verenlerin oranı ise yüzde 78 ile oldukça yüksek.

 

Eyleme geçİn

Daha adil bir dünya için küresel harekete katılın. İklim değişikliği ile beraber mücadele edelim!

Facebook’ta 350.org TÜRKİYE

Twitter’da 350.org TÜRKİYE