8 Mart. Bugün, tüm dünyada kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve politik başarılarını kutluyoruz. Fakat bu başarılar kolay elde edilmedi: Tarihte kadınlar tarafından yürütülen tüm girişimlerin ortak noktaları sıkı çalışma, amaca derinden bağlı insanlar, somut kampanya taktikleri ve ulaşılması çok güç gözüken bir geleceğe yönelik sarsılmaz bir vizyon oldu. Tüm bunlar, statükoya çarpan bir şok dalgası gibi herkesin eşit olduğu bir dünyanın yolunu açtı.

Bu hikaye tanıdık geliyorsa, normaldir: Sonuçta, kadının mücadelesi, dünyanın dört bir yanındaki insanlar için doğrunun tarafında durmak ve kendi topluluklarını örgütlemek için büyük bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Günümüzde, fosil yakıt endüstrisinin karşısına dikilen insanlar da buna istisna değil.

Fakat ilham kaynağı olmanın çok ötesinde, kadınlar iklim mücadelesine liderlik ediyorlar. Aslında, pek de şaşırılacak bir şey yok çünkü kadınlar iklim değişikliğinin ön cephesindeler. Türkiye’deki kadınlar da kömür santrallerine karşı ilham verici mücadelelerden, yenilenebilir enerji alanında girişimciliğe, iklim değişikliğine karşı ön cephedeler; İşte bu etkileyici hikayelerden üç tanesi:

 

 

Yırca Köyü Kadınları

Hatırlanacağı gibi, Yırca köylülerinin yaşam kaynağı olan 6000 zeytin ağacının kömürlü termik santral yapmak için ansızın sökülmesi uluslararası haber oldu. Kadınların liderliğindeki köylüler, kömürlü santrali planlayan holdingin tuttuğu özel güvenlik şirketinin karşısına dikildiler. Köylülerin ağaçları söken buldozerlere dramatik direnişi ulusal tepkiye yol açtı ve Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi. Yetkililerden ise trajikomik bir karar geldi: Kesilen ağaçlar köylülere emanet edildi.

Aynı gün, Yırca kadınları tarlaya yeni zeytin fideleri dikti. Zeytinlerden tekrar hasat almak için on yıllar geçmesi gerekeceğini biliyorlardı; ancak, gösterdikleri kararlılık ve irade sayesinde daha önce nesillerin geçimini sağlayan türden yeni fideler şimdi halkın kömüre karşı mücadelesinin sembolü olarak büyüyor. Yırcalıların mesajı ise hem yürek burkuyor hem umut veriyor: “Hayatlarımızın en önemli, en üzücü ve en mutlu günüydü”.

 

Bu inanılmaz direniş başka meyveler de verdi: Yırcalı kadınlar bu günlerde organik sebze ve sabun üretiyorlar. Hatta ürettikleri sabun o kadar revaçta ki, talebi karşılamak için toplu girişimcilik öğrenmek durumunda kaldılar. Fakat, dedikleri gibi, “birlik olmayı zeytin direnişinden öğrendik”.

 

 

 

Dudu Sözcüer

Matematik öğretmeni Dudu Sözcüer, Manisa’da bir güneş enerjisi santrali teşebbüsü kurmak için 2.5 yıl beklemek zorunda kaldı. Bürokrasi çözüldükçe ve diğer kadın girişimcilerin desteğiyle hayalleri gerçekleşti ve şu anda temiz, yenilenebilir enerji üreten 2200 güneş paneline sahip ve ürettiği enerjiyi satmaya başladı. Onu harekete geçiren şey ise kadınların Türkiye’de büyüyen bir işte aktif rol alabileceğini göstermek: “Kadınlar; çekingen olmasın. Biz ilk başlarken ‘Acaba olur mu?’ düşüncesiyle girmiştik. Ama devletin destekleri ve bizim de azmimizle kadınların da bu işi çok rahat şekilde başarabileceğini gördük. Kimse enerjisini geri çekmesin”

Dudu’nun hikayesi, aynı bölgede güneş enerjisi tesisi kurmak isteyen diğer iki kadın girişimciye de ilham kaynağı oldu. Güneş, hepsi için parlasın!

 

 

Süheyla Doğan

Yılların korkusuz aktivisti Süheyla Doğan, çok sevdiği Çanakkale ve çevresindeki doğa ve kültürel koruma faaliyetleri ile öne çıkıyor. Doğan, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Çanakkale halkıyla birlikte, Havran gibi bozulmamış alanlarda altın madenciliği projelerine karşı yürütülen mücadelenin merkezinde yer alıyor ve biyolojik çeşitlilik bölgelerinde madencilik faaliyetlerinin durdurulması için çalışıyor. Süheyla Abla, yapılması halinde Kazdağlarını adeta boğacak 16 kömürlü termik santral projesine karşı, halkı ve Çanakkale’nin doğasını temsilen ilk akla gelen isimlerden biri. Dahası hala bilinçli tüketim, doğal ve geleneksel yaşamı teşvik etmeye zaman bulabiliyor!

 

Kadınlara, havayı, suyu ve doğayı korumak için gösterdikleri liderlikten dolayı teşekkür borçluyuz. Onların mücadelesi tek bir güne indirgenemez ama bu 8 Mart’ta da, kadın erkek daha iyi bir gelecek için çalışan hepimize ilham olaya devam ediyorlar.

 

FacebookTwitter
sigh