LONDRA, Kasım 30 – Carbon Tracker tarafından bugün yayınlanan bir çalışmaya göre, dünyadaki kömürlü termik santrallerin beşte ikisi şimdiden zarar ediyor. Dünyada ilk defa Carbon Tracker tarafından yapılan bu çalışma, yeni kömürlü termik santrallere ihtiyaç olmadığını ve Paris Anlaşması doğrultusunda kapatılmalarının ekonomik açıdan anlamlı olduğunu ortaya koyuyor.

Finans düşünce kuruluşu Carbon Tracker’ın bu çalışmasında dünyada işletmede olan kömürlü termik santral kurulu gücünün yüzde 95’ini (1900 GW) ve inşa halindeki kurulu gücün yüzde 90’ını (220GW) teşkil eden 6 bin 685 kömürlü termik santralin ilk kâr analizi gerçekleştirildi. Sonuçlar, yeni bir kömür enerjisi ekonomisi portalında yayınladı. Sonuçlara ambargo kalktıktan sonra http://www.carbontracker.com/reports/coal-portal adresinden erişebilirsiniz.

Bu ücretsiz ve online araç sürekli güncellenerek, yatırımcılar, politika yapıcılar ve sivil toplumun kömürlü termik santrallerin kapatılması için ekonomik açıdan rasyonel planlar yapmasına ve santraller kapatılmadığı takdirde karşılaşılacak finansal riskleri anlamalarına yardımcı olacak. Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’ye göre, küresel ısınmanın 1,5°C derecede tutulması için 2030 yılına kadar dünyadaki kömürlü termik santrallerin en az %59’nun kapatılması gerekiyor ve birçok ülke kömürden çıkış tarihi belirlemiş durumda.

Güçsüzleşen Kömür: Kömür enerjisinin son yıllarının ekonomik ve finansal riskleri isimli rapor ve portal iki yıl süren bir modelleme çalışmasının eseri.

Carbon Tracker çalışmasının temel bulguları:

  • Küresel kömürlü termik santral kurulu gücünün %42’si kâr sağlamıyor (yüksek yakıt maliyetleri yüzünden); 2040 yılında bu oran %72’ye çıkabilir çünkü mevcut karbon fiyatlandırma ve hava kirliliği düzenlemeleri maliyetleri arttırırken, kıyı rüzgâr ve güneş enerjisi fiyatları düşmeye devam ediyor; gelecekte yapılacak tüm düzenlemeler kömür enerjisi kâr marjını daha da düşürecek;
  • Kömürlü termik santrallerin %35’inin işletmede kalması yeni yenilenebilir enerji santralleri kurulmasından daha maliyetli; 2030 yılı itibarıyla, yeni yenilenebilir enerji santrallerinin kurulması bugün mevcut olan ve planlanan kömürlü termik santrallerin %96’sını çalıştırmaktan daha ucuz olacak.
  • Çin, mevcut planlarını devam ettirmek yerine, Paris İklim Anlaşması doğrultusunda kömürlü termik santrallerini kapatarak 389 milyar ABD doları tasarruf sağlayabilir; Avrupa Birliği 89 milyar ABD doları, ABAD 78 milyar ABD doları ve Rusya 20 milyar ABD doları tasarruf yapabilir.
Carbon Tracker Enerji ve Elektrik Üretimi Sorumlusu ve raporun yazarlarından Matt Gray: “Durum, yeni kömür kapasitesine ne kadar yatırım yapacağımızdan, var olan kurulu gücü zararı en aza indirmek için nasıl kapatırıza doğru hızla değişiyor. Bu analiz politika yapıcılar, yatırımcılar ve sivil topluma bir plan sunuyor,” dedi.
Rapor, elektrik şirketleri ve hissedarlarının, Avrupa’nın büyük kısmı ve ABD’nin bazı bölgelerinde olduğu gibi, elektrik üreticilerinin rekabet ettikleri serbest piyasalarda atıl varlık riskiyle karşı karşıya oldukları konusunda uyarıda bulunuyor. Kömürlü termik santraller, hükümetlerden teşvik almadıkları ya da çevre düzenlemelerinde gecikme ya da azalma olmadığı takdirde, kapatılmak zorunda kalacak.

Ancak, kömürün rekabetten korunduğu düzenlenmiş piyasalarda nihai yatırım riskini hükümet alıyor. Çin, Hindistan, Japonya ve ABD’nin bazı bölgelerinde, yönetim genelde enerji üretimi maliyetini onaylıyor ve bu maliyeti tüketicilere yansıtıyor. Kömüre destek vermek uzun dönemde rekabeti ve kamu finansmanını tehdit edecek zira politikacılar kömür enerjisine teşvik sağlamak ile tüketici elektrik fiyatlarını arttırmak arasında bir seçim yapmaya zorlanacak.

Tüketiciler ve vergi mükellefleri, ekonomik olmayan kömürlü termik santralleri desteklemenin faturasını ödeyerek, birçok düzenlenmiş piyasada kömürün kârlı kalmasını sağlıyor. Kömürden çıkış tüketici ve vergi mükelleflerine milyarca dolar tasarruf sağlar ama kömür sektörünün kârına darbe vurur. Kömürlü termik santraller, hükümetin desteklediği mevcut planlar yerine Paris Anlaşması doğrultusunda kapatılırsa, sektör Güney Kore’de 92 milyar ABD doları, Hindistan’da 76 milyar ABD doları ve Güney Afrika’da 51 milyar ABD doları kaybedebilir.

Carbon Tracker hükümetlerin kömürden sistemli bir biçimde çıkması gerektiğini ve en düşük kârlı kömürlü termik santrallerin kapatılmasına öncelik veren planlar geliştirmesi gerektiğini ifade ediyor. Yeni yenilebilir enerji ve gaz santrallerinin yeni kömürlü termik santral inşa etmekten daha ucuz olduğu yerlerde, hükümetler yeni kömür yatırımlarını yasaklama yoluna gitmeliler. Avrupa, ABD, Hindistan ve bazı Latin Amerika bölgeleri şimdiden bu noktaya vardılar.

Yeni yenilenebilir enerji ve gaz santrallerin kurulma maliyetleri mevcut kömürlü termik santralleri işletmede tutma maliyetinden düşük olduğu anda, hükümetler kömürden çıkış planlarını uygulamaya geçirmelidir. Bu, 2018 yılında elektrik ihalelerinde güneş enerjisi ve kıyı rüzgârı enerjisi tekliflerinin kömürden daha ucuz olduğu Almanya, ABD ve diğer ülkeler için çok yakın bir tarihte gerçekleşecek.

Carbon Tracker Enerji Analisti ve raporun yazarlarından Sebastian Ljungwaldh: “Kömürsüz asgari maliyetli bir elektrik sisteminin mümkün olduğunu gösteren analizimiz, temiz ve yeşil bir hassasiyetten ziyade bir ekonomik kaçınılmazlık olarak görülmelidir” dedi.

2°C derecenin altı senaryosunda atıl varlık riski ($/milyar)

 

Ülke
İşletmede ve inşa halindeki kurulu güç (GW)
Kapasite ağırlıklı ortalama brüt kâr ($/MWh)
Yeni yenilenebilir enerji santrallerinin yeni kömür santrallerini geride bırakacağı yıl
Yeni yenilenebilir enerji santrallerinden daha yüksek işletme maliyetine sahip kömürlü termik santral kurulu güç oranı (%)
2°C derecenin altında senaryosunda atıl varlık riski ($/milyar)
2018
2030
2018
2030
AB
155
-10
-32
Bugün
%20
%100
-89
ABD
261
-4
-6
Bugün
%70
%100
-78
Avustralya
25
20
16
Bugün
%37
%72
 15
Çin
1.037
-3
-8
Bugün
%32
%100
-389
Endonezya
41
20
25
2021
%0
%73
 35
Filipinler
11
9
18
2021
%0
%48
 13
Güney Afrika
48
23
21
 Bugün
%13
%89
 51
Güney Kore
43
15
22
2024
%0
%99
 92
Hindistan
257
13
12
Bugün
%62
%100
 76
Japonya
51
5
8
 2025
%0
%100
 20
Rusya
49
-12
-11
2020
%0
%10
-20
Türkiye
18
2
4
2022
%0
%100
0
Ukrayna
21
-5
-22
 2020
%0
%100
-7
Vietnam
24
1
8
 2020
%0
%80
 12
Toplam
2043
2
-3
-
%35
%96
-267

 

Ülke bazında analizler ve her ülkenin en çok risk altındaki üç şirketini gösteren detaylı tabloyu raporda bulabilirsiniz.

Carbon Tracker, Çin gibi büyük fosil yakıt endüstrisine sahip olan ama santral faaliyetleri hakkında yeterli bilgi olmayan ülkelerin kömürlü termik santrali kârlılığını değerlendiren yeni bir metot geliştirdi. Carbon Tracker, her bir santralin faaliyetini hesaplamak için uydu görüntüleri ve ileri teknolojiden yararlandı. ABD ve AB’nin bilinen verileriyle karşılaştırıldığında bu tekniğin %90’lık bir doğruluk payına sahip olduğu kanıtlandı.

Carbon Tracker veri bilimcisi ve raporun yazarlarından Laurence Watson: “Kömür portalımız, güncel ve doğru veri sağlamak istemeyen ya da sağlayamayan hükümet ve şirketlere güçlü bir yanıt veriyor” dedi.

 

 

Rapordaki Türkiye bölümü:

Türkiye
Türkiye’nin 2018’de işletmede olan kömürlü termik santral kurulu gücü 19 GW, inşaat aşamasındaki kömürlü termik santral kurulu gücü ise 1,3 GW. Hükümet kömüre dayalı elektrik üretimini arttırmayı ve Rus doğal gazına olan bağımlılığı azaltmak için yerli linyit kaynakların kullanımına öncelik vermeyi planlıyor. Halihazırda toplam elektrik üretiminin üçte biri kömürle yapılırken, planlanan 42 GW ek kömürlü termik santral kurulu gücü elektrik üretiminde kömürün payını yaklaşık olarak %150 artıracak. Yeni kömürlü termik santral planlarının büyük kısmı özel şirketler tarafından sunuldu ve bu santrallerin ithal kömür kullanması bekleniyor. Türkiye elektrik sektöründe iddialı bir serbestleştirme ve özelleştirme başlatarak, özel şirketlerin ikili elektrik üretim ve dağıtımı sözleşmeleri yapmalarını sağladı. Türkiye’nin kömür kapasitesini önemli ölçüde arttırma planları ülkenin yenilenebilir enerji potansiyeliyle ters düşüyor. BNEF’e (Bloomberg New Energy Finance) göre, 2010 yılından bu yana hemen hemen iki misli artan güneş ve rüzgâr enerjisi kurulu gücünün 2050 itibarıyla toplam kurulu gücün %70’ini teşkil etmesi bekleniyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde yaşanan hızlı büyümeye bakıldığında, Türkiye’de yenilenebilir enerjiye yapılacak yatırımların kömüre dayalı elektrik üretiminin artırılmasından daha az finansal risk taşıdığı görülüyor.

 

 

Metodoloji

Carbon Tracker, her bir kömürlü termik santralin kârlılığını işletme maliyetlerini temel alarak ve yakıt, bakım maliyetleri, çevresel standartlara uymak için gereken yatırımları ve geçerli olduğu yerlerde karbon fiyatlandırmasını hesaba katarak hesapladı. Bu maliyetlere sadece mevcut ve onaylamış karbon fiyatlandırmaları ve hava kirliliği politikaları dahil edilmiştir.

Carbon Tracker modellemesinde Uluslararası Enerji Ajansı EIA’nın “2°C derecenin Ötesinde Senaryosu” (B2DS) kullanılmaktadır. Bu senaryoda kömür enerjisi AB’de 2030’a kadar, ABD’de 2035’e ve dünyada 2040’a kadar tamamıyla terk ediliyor ve küresel ısınmanın 1,75°C derecede tutulmasına da yüzde 50 ihtimal veriliyor.

Carbon Tracker modellemesinde, uzun dönemli fiyat trendleri ve teknolojik gelişmeler için B2DS tahminleri baz alınarak, her bir kömürlü termik santralin uzun dönemli işletme maliyeti ile kıyı rüzgâr enerjisi ve şebeke ölçeğinde fotovoltaik güneş sistemlerinin seviyelendirilmiş maliyetleri karşılaştırıldı.

Kömür sektörünün mevcut planları ile B2DS’yi karşılaştıran, her santralin işletme maliyetlerini hesaplayan ve en az kâr edenlerin ilk önce kapatılacağını varsayan modelleme, kömürlü termik santrallerin kapatılması için makul bir program geliştirmenin yanı sıra, bir B2DS senaryosunda hangi santrallerin daha büyük risk altında olduğunu da tespit etti.

Rapor www.carbontracker.com/reports/coal-portal adresinden indirilebilir.

FacebookTwitter