Aliağa’da var olan ve ciddi kirliliğe yol açan endüstri tesislerinin yanı sıra, dört yıldan bu yana İzdemir Enerji tarafından kömürlü termik santralı işletilmektedir. Termik santral; 17.06.2010 tarihinde verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu belgesine ilişkin yargılama süreci tamamlanmadan, oldubittiye getirilerek inşa edildi ve faaliyete geçirildi.

Süren uzun yargılama sonunda İzmir 2.İdare Mahkemesi’nin 16.12.2016 tarihli 2015/1758 Esas, 2016/1593 Karar sayılı kararı ile “İzmir Demirçelik San. A.Ş.’nin mülkiyetinde olan alan üzerine ithal kömüre dayalı pulvarize kazan teknolojisi ile 350 MW kurulu güçte İzmir Demirçelik A.Ş. ile İzdemir Enerji Santrali- II’nin inşa edilmesi ve işletilmesi planlanan proje ile ilgili olarak verilen 17.06.2010 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı”nın hukuka aykırı olduğundan İPTALİNE” karar verildi.

Mahkeme kararının Anayasanın 138. Maddesine göre gecikmeksizin, İdari Yargılama Usulü Kanununun 28.maddesine göre en geç 30 gün içinde  uygulanması, hukuka aykırı çalışan termik santralın mühürlenmesi gerekirken, mahkeme kararı yok sayılarak çok hızla yeni ÇED olumlu belgesi verildi. Süreci özetlemek gerekirse;

  • Karar, davalı Bakanlığa 21 Şubat 2017 tarihinde tebliğ edildi,
  • İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün web sitesinde 24.03.2017 tarihinde aynı proje ile ilgili  06.03.2017 tarihinde İDK toplantısı yapılacağı duyuruldu,
  • Bu duyuru üzerine, Egeçep Derneği vekili Av.Arif Ali Cangı, Ekoloji Kolektifi Derneği vekili Av.Hülya Yıldırım ile yörede yaşayan davacı yurttaşlar adına Bahadır Doğutürk hazırlanan işin uzmanlarınca hazırlanan hukuki ve arkeolojik bilimsel raporlarla İDK toplantısına katıldılar, itirazlarını toplantı öncesi İDK üyelerine sözlü olarak ilettiler bilimsel ve hukuki raporların yer  aldığı bir klasör dolusu evrakı teslim ettiler. Daha sonra yasal bir kısıtlama olmadığı halde sunum yapan katılımcılar toplantı salonundan çıkarıldılar, İDK toplantısı halkın katılımı olmadan, kapalı kapılar ardında, şeffaflık ilkesine aykırı biçimde tamamlandı.
  • Sunulan itirazların İDK üyeleri tarafından dikkate alınacağı ertesi günü 07.03.2017 tarihinde ÇED raporunun İDK tarafından yeterli bulunup  nihai kabul edildiği İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı web sitesinde duyuruldu. Anlaşıldığı kadarıyla İDK’ya sunulan dosya hiç incelenmemiş, söylenenler dikkate alınmamış.
  • Duyurusu yapılan ÇED Nihai Raporuna ilişkin ilgili tüzel kişiler ve İzmir’li yurttaşlar çok sayıda itiraz başvurusu yaptılar. Ancak itirazların hiç birisi dikkate alınmadı, termik santralın kapatılmaması için mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 günlük süre dolmadan  22 Mart 2017’de yeni ÇED olumlu kararı verildi.

Bunun üzerine, İzmir Barosu,  İzmir Tabip Odası, TMMOB, Egeçep, Menemen Belediyesi, Menemen Ziraat Odası, Foça Belediyesi ve 107 Yurttaş tarafından yeniden mahkemeye başvuruldu. Davalar için10 Kasım 2017 tarihinde mahallinde keşif yapıldı, keşif esnasında;  davacılar ve bilirkişiler tarafından termik santralde yakılan kömürden, kömürün yakılmasından sonra ortaya çıkan atıktan örnek alınıp tahlilinin yaptırılması talebinde bulunuldu.  Bu talebe, Bakanlık ve İzdemir Şirketi temsilcileri tarafından itiraz edildi.  Bunun üzerine  Naip Hakim bilirkişilerle müzakere yaparak, konunun uzmanı ile örnek alınıp tahlil yapılmasından sonra raporun düzenleneceğini belirtti ancak daha sonra Mahkemece kurulan ara karar ile  örnek alınıp tahlil yapılması talebi reddedildi. (önceki bilirkişi keşiflerinde de aynı talebimiz reddedilmişti).

Bu eksik keşif ve inceleme sonrasında, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor geçtiğimiz hafta davacılara tebliğ edildi.

Raporda özetle;

  • “…Termik santralın hava ortamın üzerindeki etkileri daha geniş alana yayıldığı halde, proje kapsamında faaliyetin çevresel etki alanının baca merkez olmak üzere yaklaşık 500 metre yarıçaplı dairesel bir alan olarak belirlendiği, bunun Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü yönetmeliğine uymadığı…”
  • “…Alternatif saha araştırmasının yapılmadığı…”
  • “…Endüstriyel ve Tehlikeli Atık Depolama alanlarının tarımdışı kullanımları için İl Tarım Müdürlüğünden tarımsal etüd veya onay alınmadığı ve alanın tarımdışı kullanıma uygun olup olmadığının netleşmediği…”
  • “…etki alanı içerisinde kirlilik yaratan tesislerin bölgedeki hava kalitesine yönelik çalışmaların neler olduğu, modellemelerde nasıl hesaplama yapıldığının belli olmadığı, projenin hava ortamına etkileri, bölgenin taşıma kapasitesi hakkında yeterli bir değerlendirme yapılmadığı …”
  • “…Aliağa ilçesinde yer alan Nemrut ağır sanayi bölgesinin yer aldığı bölgenin endüstriyel taşıma kapasitesini ortaya koyan ve bunu temel alan bölgede yer seçmiş veya seçmesi planlanan tüm sanayi tesislerinin birbirleri teknik alt yapı, ulaşım ve ekosistemi ile olan etkileşimlerinin bütünsellik içinde ele alındığı, bölgesel endüstriyel gelişme ve bu gelişmenin doğuracağı enerji ihtiyacı ile ekosistem, bölgede yaşayan nüfus ve sağlık etkileşimlerini veya neden sonuç ilişkisini ortaya koyan bütüncül değerlendirme ve planlama yapılmaksızın, bölgede yer alan mevcut tesislerde kapasite artırımına gidilmesi veya yeni tesis kurulması yönündeki çevresel etki değerlendirilmesi başvuruları ve plan değişikliklerinde şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık taşıdığı…”
  • “İzmir 2.İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olan 17.06.2010 tarihinde olumlu bulunan ÇEDi raporu yerine yeniden hazırlanan 22.03.2017 tarihinde olumlu bulunan ÇED raporunda da aynı eksikliklerin korunduğu, bu nedenle söz konusu ÇED raporunun proje alanıyla beraber, çevre parseller, bölgedeki yerleşim alanları ve çevresinde yer alan kültür ve tabiat varlıkları ile Bakanlar Kurulu’nun 22.10.1990 tarihli ve 1117 sayılı kararı ile onaylı Foça Çevre Özel Koruma Bölgesi ve doğal sit alanlarına ilişkin etkilerinin ve bu etkilerin turizm faaliyetlerine yansımasının yeterince değerlendirilmediği…”

Raporda ayrıca; “….keşif sırasında işletmede olan santralde kullanılan kömür ve yanma sonucu oluşan ürünlerden örnek alarak, akredite bir kuruluşta fiziksel ve kimyasal özelliklerinin belirlenmesi kapsamında talepte bulunulduğu, ancak talebin Mahkemece uygun bulunulmadığı, bu nedenle mevcut koşullarda enerji açısından bir değerlendirmenin yapılamayacağı…” vurgulanmıştır.

Raporda; bölgede yer alan mevcut tesislerin üstüne, ekosistem, bölgede yaşayan nüfus ve sağlık etkileşimleri veya neden sonuç ilişkisi ortaya konup, bütüncül değerlendirme ve planlama yapılmadan yeni kirletici tesislere izin verilmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık taşıyacağı uyarısı yapılmaktadır.

Rapor bu haliyle bir yandan örnek alınıp tahlil yapılması isteminin yerine getirilmemesindeki eksikliği tespit etmektedir. Diğer yandan, yer seçimi, kümülatif etki ve kültür ve tabiat varlıkları yönünden daha önce Mahkemece iptal edilen ÇED raporunun tekrar edilmek suretiyle mahkeme kararının arkasından dolanıldığını  bilimsel olarak kanıtlamaktadır.

Raporu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Söz konusu termik santralın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı bir işyeri açma ve çalışma ruhsatı yoktur, bunun yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen izinlerle faaliyetini sürdürmektedir.

Aliağa’nın ve bölgenin hukuka aykırı bir şekilde daha fazla kirletilmemesi için Termik Santralın faaliyetinin bir derhal durdurulması için İzmir Valiliği’ni göreve çağırıyoruz.

 

İZMİR BAROSU

İZMİR TABİP ODASI

TMMOB İZMİR İL KOORDİNASYON KURULU

EGEÇEP

DAVACI 107 YURTTAŞ

 

Kaynak: EGEÇEP 

FacebookTwitter