Geçtiğimiz günlerde COVID 19 salgını sebebiyle 30 büyükşehire girşi çıkışlar kapatılırken, ilçeleriyle birlikte 600 bin nüfusu olan Zonguldak da benzer kaderi paylaşıyor. Vaka sayısının yüksek olduğu Zonguldak’ta Tema Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan bir açıklama gerçekleştirerek COVID 19 ile bölgedeki kömürlü termik santrallere ve hava kirliliğine dikkat çekti. 

Kömür zehirliyor

Aydan yaptığı açıklamada solunum yetmezliği ve koahın yüksek olmasının sadece maden emeklileriyle açıklanamayacağını belirterek 7 ünite kömürlü termik santral ile  Ereğli Demir Çelik fabrikalarının sebep olduğu hava kirliliği sebepli solunum hastalıkları ve kanser vakalarına dikkat çekti. Zonguldak halkının kirli hava soluduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve Çevre  Mühendisleri Odası’nın Çatalağzı’nda yaptığı hava kalitesi ölçümlerinde somut olarak tespit edildiğini söyleyen Aydan, buna rağmen bölgede yeni kömürlü termik santral projelerinin olduğunun altını çizdi.

Kömürlü termik santralleri kapatın, Paris İklim Anlaşması’nı imzalayın.

Aydan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre de Zonguldak’taki hava kirliliğinin normal değerlerin çok üzerinde olduğunu söyleyerek içinde bulunduğumuz kritik dönemde Zonguldak’ta aktif durumda üretime devam eden kömürlü termik santrallerin kapatılması, en azından salgın etkisini kaybedene kadar üretimlerine ara verilmesi gerektiği belirtildi. Aydan ayrıca krizden ders alınması gerektiğini söyleyerek adil dönüşüm yoluyla kömüre dayalı enerji modelinden yenilenebilir enerji modeline ivedilikle geçmesini ve Türkiye’nin fosil yakıtlardan tamamen vazgeçerek Paris İklim Anlaşması’nı TBMM’den geçirmesini talep etti.

View this post on Instagram

Neden Zonguldak❓ 😷Covid-19 pandemisine bağlı olarak alınan önlemlerde 30 büyük ilin dışında Zonguldak iline de giriş çıkışların yasaklanması ve bunun bölgedeki akciğer hastalıklarına dayandırılması bölgedeki termik santrallerin ve kömür madenciliğinin neden olduğu sağlık problemlerini açıkça göz önüne sermiştir. ❗Sağlık Bakanlığı’nın 2018 yılında yayınlamış olduğu Sağlık İstatistik Yıllığı’na göre Türkiye’de gerçekleşen ölümlerin %12,5'i solunum sistemi hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Zonguldak ise ülke genelinde ölümlerde en yüksek orana sahiptir. 😷Tüm bu nedenlerle Zonguldak salgına karşı daha da kırılgandır. ⛏Kırılganlığın nedeni şehrin ekonomisinin kömüre dayalı olmasıdır. ❗ Bu zor ve olağanüstü zamanlarda, Zonguldak'taki kömürlü termik santraller üretime ara vermelidir. ❗ Zonguldak halkı ve maden çalışanlarının sağlığı için kömürün ve ekonomisinin yerini alacak yollar artık bulunmalıdır. 👉Bu dönüşümü sağlayacak politika ve uygulamaları hızla hayata geçirmeleri için tüm yöneticilere çağrı yapıyoruz. – #EvdeKal #Zonguldak #koronavirüsü #koronatürkiye #coronavirus #temizhavahakkı #kömüretme

A post shared by TEMA Vakfı (@temavakfi) on

Açıklamanın tamamı şöyle: 

Bilim insanları ve hekimler tarafından kirli havanın  Covid-19 un insan bedenindeki etkisini kolaylaştırdığı, zararlı etkiyi arttırdığı açıklanmakta. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Zonguldak’ta hava kalitesi normal değerlerin çok üzerindedir. Zonguldak ve çevresinde yetkililer tarafından salgının yayılımını engellemek için  çok ciddi önlemler alınır iken, içinde bulunduğumuz bu olağanüstü ve kritik dönemde insan sağlığını korumak adına, kentimizde aktif durumda üretime devam eden kömürlü termik santraller kapatılarak, en azından salgın etkisini kaybedene kadar üretimlerine ara verilmeli. Sonrasında ise, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından denetimleri saha sıkı yapılmalı.

Enerji mi, insan sağlığı mı? 

Bu sorunun yanıtının sağlık olduğunu hepimize Corana  dolayısıyla yaşanan acılar öğretmiş olmalı. Ders alınmalı ve kömüre dayalı enerji modelinden kademeli olarak, adil geçiş sistemiyle yeni istihdam kaynakları oluşturarak ve yenilenebilir enerji modelleriyle vazgeçilmeli. Küresel iklim kriziyle mücadelede fosil yakıtlardan vazgeçilmesi için Paris İklim Andlaşması TBMM tarafından  kabul edilmeli. 

 

Diğer yandan Ereğli Demir Çelik fabrikalarının sebep olduğu hava kirliliği de ciddi sorunlara yol açmaktadır. Tüm yöremizde solunum hastalıkları ve kanser vakalarında artış gözlenmektedir.

 

Basın duyurusu

Tüm dünyayı  etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeniyle ülkemizde en vahim durumda olan 30 büyük şehir yanında Zonguldak’ın da olduğu en yetkili ağızlar tarafından açıklandı. Nüfus yoğunluğuna göre Corana vaka  ve ölüm sayısının en fazla olduğu il ise maalesef, Zonguldak. Bu durum Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanı tarafından kömür madeni çalışanlarının ve maden emeklilerinin çok oluşuyla açıklandı ve ‘Zonguldak akciğer hastası’ ifadesine yer verildi.

Neden Zonguldak nefes alamıyor?

Zonguldak’ta maden emeklisi ve koah, solunum yetmezliği hastaları çok sayıdadır. Ancak Corana vakalarının ve buna bağlı ölümlerin sayıca çok oluşu sadece maden çalışanlarıyla açıklanırsa, eksik kalır.  Zonguldak’ta 1.5 km lik vadide iki ayrı özel şirkete ait, aktif durumda olan 7 ünite kömürlü termik santral mevcuttur. Bu santraller toplam 3095 Mw kapasitedir. 300 Mw, iki ünite Çates’e; geri kalanı (2.795Mw, beş ünite) ithal kömürle çalışan diğer santrale aittir.Yıllardır filtresiz çalışan ÇATES’in faaliyeti 31. Ocak.2019 itibarıyla durduruldu. Bacalarına filtre takılması için, tekrar filtresiz üretim yapmaması için biz doğa gönüllüleri  pek çok etkinlik yaptık, Temiz Hava hakkı Platformu işbirliği ile imzalar topladık ve TBMM e kadar giderek beş siyasi partinin grup başkan vekilleriyle görüştük. TBMM’nin kanun tasarısını kabulüne rağmen, Cumhurbaşkanı vetosuyla Çates’in de içinde bulunduğu 10 kömürlü santralın üretimi durduruldu. Diğer şirket ise üretimini sürdürmektedir. Diğer yandan Ereğli Demir Çelik fabrikalarının sebep olduğu hava kirliliği de ciddi sorunlara yol açmaktadır. Tüm yöremizde solunum hastalıkları ve kanser vakalarında artış gözlenmektedir.

Zonguldak halkının kirli hava soluduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve Çevre  Mühendisleri Odası’nın Çatalağzı’nda yaptığı hava kalitesi ölçümlerinde somut olarak tespit edildi ve açıklandı. Durum böyle iken, aynı bölgeye Muslu ve Çatalağzı’ndaki vadide mevcut santrallere komşu 3 adet yeni santral için kümülatif etki göz ardı edilerek üç santral başvurusu Bakanlık tarafından 2015 ‘te kabul edildi. ÇED Halkı Bilgilendirme toplantılarına katılarak  tepkimizi gösterdik. Sesimizi duyurmak için hukuk yoluna başvurduk, eylemler yaptık . Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki İnceleme ve Değerlendirme kurulu toplantılarına Çatalağzı Belediyesi işbirliği ile katılarak neden kentimize yeni santraller yapılamaması gerektiğini anlattık. Sonuçta ikisinin projesi durduruldu, birinin süreci devam ediyor. 2013 te ise Saltukova ve Sazköy’de projesi Bakanlık tarafından kabul edilen ve ÇED süreçleri başlatılan iki termik santral yapımı yöre halkının ve biz gönüllülerin tepkileri sonucu durduruldu. Tepkiler ve karşı duruş olmasaydı, bugün yöremizdeki  yedi üniteye ek olarak beş santral daha çalışıyor olacaktı. Ayrıca, Amasra’da, Kandilli ve Kireçlik’te de kömürlü termik santral projeleri Bakanlık tarafından kabul edilmesine rağmen, Ereğli’de ve Bartın’da gönüllülerin direnişi ile yapılmadı. Amasra termik santrali için hukuksal süreç ve güçlü mücadele 10 yıldır devam etmekte. 

Bilim insanları ve hekimler tarafından kirli havanın  Covid-19 un insan bedenindeki etkisini kolaylaştırdığı, zararlı etkiyi arttırdığı açıklanmakta. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Zonguldak’ta hava kalitesi normal değerlerin çok üzerindedir. Zonguldak ve çevresinde yetkililer tarafından salgının yayılımını engellemek için  çok ciddi önlemler alınır iken, içinde bulunduğumuz bu olağanüstü ve kritik dönemde insan sağlığını korumak adına, kentimizde aktif durumda üretime devam eden kömürlü termik santraller kapatılarak, en azından salgın etkisini kaybedene kadar üretimlerine ara verilmeli. Sonrasında ise, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından denetimleri saha sıkı yapılmalı.

Enerji mi, insan sağlığı mı? 

Bu sorunun yanıtının sağlık olduğunu hepimize Corana  dolayısıyla yaşanan acılar öğretmiş olmalı. Ders alınmalı ve kömüre dayalı enerji modelinden kademeli olarak, adil geçiş sistemiyle yeni istihdam kaynakları oluşturarak ve yenilenebilir enerji modelleriyle vazgeçilmeli. Küresel iklim kriziyle mücadelede fosil yakıtlardan vazgeçilmesi için Paris İklim Andlaşması TBMM tarafından  kabul edilmeli. 

Kümülatif etki göz önüne alınarak,  hiçbir yeni kömürlü termik santral proje başvurusu Bakanlık tarafından kabul edilmemeli.

Sağlık Bakanlığının 2018 istatistik Yıllığına göre, Türkiye’de gerçekleşen ölümlerin% 12.5 i solunum sistemi hastalıklarından kaynaklanmakta, ülke genelinde solunum sistemine bağlı hastalıklar nedeniyle gerçekleşen ölümlerde en yüksek orana sahip il ise maalesef Zonguldak olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu nedenlerle Zonguldak salgına karşı daha da kırılgan durumdadır.

8 Nisan 2020 itibariyle Zonguldak’ta Corana vaka sayısı 320, ölüm ise 23 . İlçeleriyle birlikte 600 bin nüfus için çok fazla değil mi? Gelişmeleri dehşet içinde izliyoruz.

Zonguldak nefes almak istiyor, yaşamak istiyor çünkü yaşam hakkı en kutsal haktır. Duyun artık sesimizi .

TEMA Zonguldak İl Temsilcisi

Berran Aydan

08.04. 2020

FacebookTwitter