Hakkımızda:

Dünyada 350.org ve Türkiye’de 350.org.

Yazın ortasında kentlerimizi esir alan aşırı iklim olayları; gıda kaynaklarımızı, gündelik yaşamımızı etkileyen kuraklık; küresel ölçekte giderek derinleşen iklim krizi ve iklim krizinin tetiklediği sağlık sorunları, göç dalgaları, adaletsizlikler, ekosistem tahribatı, eriyen buzullar, yükselen denizler…

350, insanlığın varoluşundan itibaren karşılaştığımız en büyük sorun olan iklim değişikliğine karşı mücadele eden ve farkındalık çalışmalarında bulunan bir kuruluş. Amacımız, sürdürülebilir, adil, eşitlikçi bir refah toplumu için iklim dostu politikaların her seviyede hayata geçmesini sağlamak. Bu amaç doğrultusunda yerelden, ulusala, ulusaldan küresel boyuta, katılımcılığı ön planda tutarak ağlar kurmaya çalışan 350, iklim değişikliğine karşı mücadelede istisnasız herkesin yapabilecekleri olduğuna inanıyor. Peki nasıl?

350 ne demek?

 

 

350 sayısı yaşanabilir bir gezegen için önemli bir eşiği temsil ediyor. Bilim insanları ve iklim uzmanları atmosferdeki karbondioksit miktarının güvenli üst sınırının milyonda 350 parçacık (ppm) olması gerektiğinde hem fikir. Şu anda ise 410 ppm seviyesindeyiz.

350, güvenli iklim üst sınırına bir an önce geri dönebilmek için küresel ve yerel ölçekte çalışıyor. Köhnemiş, sürdürülemez bir sistem olan fosil yakıtların yerine yaşanabilir bir gezegen için  özellikle yerel inisiyatiflerin öncülük ettiği yenilenebilir enerji çalışmalarını destekliyor. Bilimin gerçekleri ve iklim adaletinin ilkelerine bağlı olarak bir arada adil, eşitlikçi, iklim dostu bir gelecek için mücadele ediyor. Yerellerdeki iklim dostu çalışmalarla, çevrimiçi kampanyalarla ve düzenlediği etkinliklerle 188 ülkeyi kapsayan küresel bir ağ örüyor.

 350, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelini destekliyor ve halk sağlığını, doğayı, iklimi tehdit eden fosil yakıtların yerine adil geçiş yoluyla yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.

350 Türkiye, iklim krizini siyaset üstü bir mesele olarak görmektedir. Bu bakımdan tüm siyasi oluşumlardan bağımsızdır. Ayrıca, adı ne olursa olsun, bölge halklarının desteklemediği, yaşam alanlarına ve ekosisteme doğrudan zarar veren projeleri desteklemez.

350 Türkiye’nin bugüne kadar paydaşı olduğu etkinliklerden bazıları şunlardır:

İklim İçin Ses Ver / Rise For Climate Küresel Etkinlik Günü

“UNESCO, Kömürü Değil, Kültürü Koru” kampanyası

Fosil Yakıtlardan Kurtul / Break Free

 

 

Hedefler

1) Fosil yakıtları, karbonu yerin dibinde bırak

  • Fosil yakıtlar dünya üzerindeki tüm yaşamı tehdit eden iklim değişikliğinin birinci sorumlusu. Tüm fosil yakıtları bir an önce yerin altında bırakmalıyız.

2) Yeni, daha eşitlikçi, düşük karbona dayalı bir ekonominin kurulmasına katkı sun

  • Yenilenebilir ve doğa dostu enerji üretim yöntemleri tüm dünyada hızla fosil yakıtların yerini alıyor. Hem fosil yakıtlardan kurtulup hem de ucuz ve temiz enerjiye ulaşmamız mümkün. Ayrıca, yerel üretilen yenilenebilir enerji yöntemlerinin daha fazla istihdam olanağı sağlaması da cabası.

3) Hükümetlere karbon salımlarını kısıtlamaları için baskı yap

  • Dünya hükümetlerinin bir çoğu hala fosil yakıt lobilerinin etkisi altında ve düşük karbon ekonomisine geçmemek için ayak diriyor. Hükümetlerin, sağlıklı bir çevrede, sürdürülebilir bir gezegende yaşamak isteyen halkları dinlemeleri için daha fazla çalışmamız gerekiyor.
Robert Van Waarden / Survival Media

İlkeler

350-toc-icon-justice

İlke #1:

İklim Adaletine İnanıyoruz

İklim değişikliği uzaktaki soyut bir sorun değil, burada. Tüm dünyada insanlar küresel ısınmanın etkilerini hissediyor. Ülkemizde 1970 - 2010 arasında her sene ortalama 400 aşırı iklim olayı yaşanırken, bu sayı 2016’da 1313’ü bulmuş durumda. Diğer yandan ada devletleri hızla sular altında kalıyor, yerli halkların toprakları fosil yakıt çıkarmak için sömürülüyor, çiftçilerin tarım üretimi düşüyor, gıda fiyatları artıyor. Örneklerin de gösterdiği gibi iklim değişikliğinin en temelde bir adalet sorunu olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple iklim krizini en şiddetli yaşayan topluluklara kulak veriyoruz, onların öncülüğünde mücadele ediyoruz.

305-toc-icons-collaborate

İlke #2:

El Ele Verdiğimizde Daha Güçlüyüz

İklim değişikliği sadece bir çevre, sosyal adalet veya ekonomi sorunu değil. İklim değişikliği aynı anda bu sorunların hepsi. İnsanlığın karşılaştığı en büyük zorluklardan biri. Çözmek için müşterekte buluşmamız, beraber çalışmamız gerekiyor. Bu da birbirimize ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor. Sadece çevrecilerin değil, öğrencilerin, köylülerin, kentlilerin, inanç gruplarının, sendikaların, beyaz yakalıların, mavi yakalıların kısaca hepimizin sorunu olan iklim değişikliğine karşı bir araya gelmemiz gerekiyor. Bu da kişisel çıkarlarımızın, aidiyetlerimizin ötesinde herkesin refahı için güçlü iş birlikleri kurmamız gerektiği anlamına geliyor.

305-toc-icon-mass-mobs

İlke #3:

Kitlesel Hareketler Değişimi Getirir

Şimdiye kadar gördük; dünya liderleri iklim krizini kendi başlarına çözemiyorlar. İklim krizine karşı daha güçlü sesimizi duyurmamız ve irademizi beyan etmemiz gerekiyor. Köhnemiş fosil yakıtlara dayalı sistemimiz karşısında yeni hikayelerin, bir araya gelişlerin sıklaşmasıyla yazılacağına inanıyoruz. Bir araya gelerek tüm insanlığın ve gezegenin geleceği için gerekli olan enerji dönüşümünü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz.

photo: Sara Ravelo

Sorunuz mu var?

Bize ulaşın.

Twitter Twitter Insta

FacebookTwitter