UNESCO’yu uyarmak ve harekete geçmesini sağlamak için kampanyayı imzalayın:

Gecelerin ve karanlıkların kızıydı…

İsmi “en parlak olan” anlamına gelirdi…
Anaerkil Anadolu’nun en önemli ana tanrıçalarından biriydi…
Ay tanrıçasıydı…
Milyonlar ona tapardı…
Yunan mitolojisine Anadolu’dan geçmişti…
Sonra ünü tüm akdenize yayıldı…
Frigler Pessinus dediler ona…
Atinalılar Minerva…
Kıbrıslılar Venüs…
Giritliler Diana…
Sicilyalılar Proserpine…
Elevsisliler Ceres…
Mısırlılar ise İsis…

18952733_1456054794433030_9037064466768973803_n

Fotoğraf: Alıntıdır.

Üç bedene sahipti…
O üç beden; bir kadının kız çocukluğunu, anneliğini ve büyükanneliğini sembolize ederdi.
Hilal şeklindeki ay onu betimlerdi…
Romalı filozof Lucius Apuleius Metamorfozlar adlı eserinde şöyle anlattı, onu.
“Ben her şeyin doğal annesi, bütün öğelerin sahibesi ve yöneticisi, bütün dünyalarda insan neslini başlatan, kutsal güçlerin reisi, cehennemdeki her şeyin kraliçesi, cennette yaşayanların önde geleniyim.
Bütün Tanrıların ve Tanrıçaların göründüğü tek biçim benim.
Gökyüzünün gezegenleri, denizlerin bütün rüzgarları, ve cehennemin acıklı sessizliği benim irademle idare edilir. Tüm dünyada değişik biçimler, farklı gelenekler ve bir çok adlar altında anılan benim adımdır, tapınılan benim kutsal varlığımdır.”
Ozan Hesiodos Thegonia’da şu mısraları yazdı onun için.
“Ölümsüzlerin saygısı büyüktür Ona,
Bütün yeryüzünde kurban kesen her ölümlü
Hekate’nin adını anar yakarışlarında.
Kimin dileğini iyi karşılarsa o tanrıça
Onun elde edemeyeceği bir şey yoktur.
Ona bütün mutlulukları vermek elindedir
Ünlü Gaia ve Uranos’un çocukları
Kendi paylarından pay vermişlerdir ona
Kim hoşuna giderse Hekate’nin
Yardım görür ondan.
Meydanlarda kalabalıklar içinde
Kimi isterse onu parlatır Hekate.”

Yatağan'daki Lagina Hekate Tapınağı / Elif Gündüzyeli

Yatağan’daki Lagina Hekate Tapınağı / Elif Gündüzyeli

Hekate beş bin yıldan fazla zamandır bu topraklarda…
Nerede biliyor musunuz?
Muğla-Milas yolunda Yatağan’ı geçer geçmez antik Karya kenti Stratonikeia’nın dini merkezi Lagina bölgesinde…
Bugünkü ismiyle Turgut Köyü’nde…
Ya da eskilerin dediği gibi Leyne’de…
Hekate Tapınağı 5000 yıldır tüm ihtişamıyla orada…
Dünyadaki en önemli üç pagan mabedinden biri…
Her yıl yüzlerce turistin uğrak yeri…
M.Ö.81’den itibaren Lagina’da her dört yılda bir festival yapılırdı.
Bir diğer adıyla “Anahtar Taşıma Festivali”.
Hekate tapınağının anahtarı yüzlerce insan eşliğinde Stratonikeia’ya götürülürdü.

Lagina Hekate Tapınağı'nın yanıbaşından bir görüntü Fotoğraf: Elif Gündüzyeli

Lagina Hekate Tapınağı’nın yanıbaşından bir görüntü
Fotoğraf: Elif Gündüzyeli

Beş bin yıldır orada ayakta duran bu tapınak yakında yok olacak…
Hekate karalara bürünecek…
Nedeni termik santral…
Kömür çıkaracaklar santrala…
Lagina antik bölgesini kazacaklar…
Bir tane yetmiyormuş gibi üç santral yapacaklar…
Yeşil Muğla’yı karalara boğacaklar…
300 binden fazla zeytin ağacını kesecekler…
Turgut Köyü’nü yok edecekler…
Eski evleri yıkacaklar…
Osmanlı’nın 1311 yılında yaptığı İlyas Bey Camisi’ni bile…
Kömür uğruna…
Yandaş sermaye para kazansın diye…
Beş bin yıllık Hekate’yi yok edecekler…
İnsanları kanser edecekler…

UNESCO’dan Ne İstiyoruz?

 

Bu katliamı durdurmanın tek yolu var…
UNESCO’yu göreve çağırmak…
Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) bunun için yoğun bir kampanya başlattı…
Arkadaş sıra sende…
Sen de yükselt sesini…
Diren…
Yaşamın diğer adı direnmektir…
Bir şey yapamıyorsan, bir imza at…
Hekate’nin gözyaşlarını dindir…
Analar ağlamasın…
http://350turkiye.org/unescodan-ne-istiyoruz/

Sedat Kaya, Datça
12 Haziran 2017

 

UNESCO’yu uyarmak ve harekete geçmesini sağlamak için kampanyayı imzalayın: