RAPOR: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TERÖRÜ TETİKLEYECEK

  • İklim değişikliği, kırılgan ve zayıf ülkelerin üzerindeki baskıyı artırıyor ve terör örgütlerinin büyümesine yol açıyor.
  • İklim değişikliği, terörist yaratmıyor ancak terörizmin daha serbestçe gelişebileceği ve faal olabilecekleri bir ortam yaratıyor.
  • Terör örgütleri halkları kontrol etmek için su ve gıda kıtlığını kullanıyor.
  • İklim değişikliği insanların geçim kaynaklarını yok ederek, terör örgütlerinin örgütlenmesini kolaylaştırılıyor, insanları daha savunmasız kılıyor.
  • İklim açısından kırılgan olan Çad Gölü, Guatemala, Suriye ve Afganistan’da terörizm, ayaklanma ve organize suçlar artıyor.

Raporun tamamına buradan İngilizce olarak ulaşabilirsiniz.

Yeni yayınlanan bir rapor, iklim değişikliği, kırılganlık ve ihtilaflardan kaynaklanan karmaşık risklerin, Boko Haram ve IŞİD gibi terör örgütlerinin artıp, büyümesine yol açabileceğini ortaya koyuyor. Merkezi Berlin’de bulunan Aldephi düşünce kuruluşunun “Isınan bir Dünyada Ayaklanma, Terörizm ve Organize Suçlar” (“Insurgency, Terrorism and Organised Crime in a Warming World”) isimli yeni raporu, iklim değişikliğinin kaynak kıtlığı, nüfus artışı ve kentleşme gibi mevcut tehdit, risk ve baskılarla etkileştiğini ve bunları çoğalttığını gösteriyor. Raporun yazarı Lukas Rüttinger, bu etkenlerin kırılganlığa ve şiddet içeren çatışmalara yol açabileceğini ve bu ortamlarda terör örgütleri ve organize suçların artıp, büyüyebileceklerini ifade ediyor. Rüttinger: “Terör örgütlerinin faaliyetlerini halihazırda kırılgan olan bölgelerde daha kolay yapabilecek olmaları, terörizmi artıracaktır ve bu kısır döngü hepimizi etkileyecektir”, dedi. Her geçen gün terör örgütleri su gibi doğal kaynakların erişimini kontrol ederek ve bunları bir silahı olarak kullanarak, kaynak kıtlığını daha da şiddetlendiriyor. Özellikle geçim kaynakları için doğal kaynaklara bağımlı olan kişilerin yaşadığı bölgelerde, kaynak kıtlığı arttıkça, bu kaynakları kontrol edenlerin güçleri de artıyor.

Örneğin, iklim değişikliği Çad Gölü bölgesinde yerel toprak ve su rekabetinin artmasına neden olan kaynak kıtlığını körüklüyor. Bu rekabet, toplumsal gerginlik ve hatta şiddet içeren ihtilafları körüklüyor. Mevzubahis kaynak kıtlığı aynı zamanda birçok kişinin geçim kaynağını eritiyor, yoksulluk ve işsizliği artırıyor ve nüfus göçlerine yol açıyor. Boko Haram gibi terör örgütleri bu kırılgan ortamda güç kazanıyor.

İklim değişikliğinin gıda güvenliği, suya erişim ve toprak üzerindeki etkileri arttıkça, bunlardan etkilenen halklar iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı daha savunmasız olmakla kalmayacak, alternatif geçim kaynağı ve ekonomik teşvik sunan terör örgütlerinin saflarına katılmak açısından etkiye açık olacak.

Bazı durumlarda terör örgütleri, yerel nüfusun desteğini almak için devletin boşluğunu temel hizmetler sunarak doldurmaya çalışıyor. İklim değişikliğinin etkileri şiddetlendikçe, kimi devletler giderek hizmet sunmak ve meşruiyetlerini korumakta zorlanacak.

Bu raporun yayınladığı bugünlerde, Afrika’da Çad Gölü bölgesinde açlık, kuraklık ve savaş milyonlarca kişiyi tehdit etmekte. 31 Mart 2017’de, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) –Boko Haram’ın da yuvası olan- Çad Gölü bölgesi hakkında bir karar çıkarttı. Kararda, bölgedeki krize neden olan etkenler arasındaki ilişkiler hakkındaki endişeler özetleniyor ve Birleşmiş Milletlerin durumla başa çıkmak için kendi içinde daha iyi bir işbirliği yapması çağrısında bulunuluyor. BMGK büyükelçilerinin kısa süre önce bölgeye yaptıkları ziyaretin ardından çıkarılan karar, BM Genel Sekreteri’ne de bu kriz hakkında bir rapor yayımlaması çağrısı yapıyor.
BM’nin bulgularını da destekleyen rapordaki bulgular şunlar:

  • İklim değişikliği ile mücadele, kalkınmanın ve hükümetlerin desteklenmesi terörizm tehdidini azaltacaktır.
  • İklim değişikliği ile mücadele, kalkınma, antiterör stratejileri ve barış çalışmaları halihazırda sıkça olduğu gibi tek başına değil, bir arada ve bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştirilmelidir.
  • Hukukun üstünlüğünün ve devlet kurumlarının desteklenmesi, iklim değişikliğine bağlı olarak terör örgütlerinin artıp, büyüme riskinin azaltılmasını sağlayacaktır ve iklim değişikliğine uyum ve barış inşasının belirgin temel bileşenleri olacaktır.
  • Terör örgütlerinin saflarına katmak istediği savunmasız kişiler çoğu zaman geçimleri için tarıma bağımlıdır ve bu nedenle de kalkınma çalışmaları bu geçim kaynaklarının değişen bir iklimde sürdürülebilir olmasına odaklanmalıdır.
  • İklim ihtilafları ve kırılganlıkları meydana geldiğinde kentler çoğu zaman basınç subabı görevi görür. İklim değişikliğine dirençli kentler inşa edilmesi gerginliklerin yayılmasını en aza indirecektir. Rüttinger’e göre: “Daha geniş bir bakış açısı, silahlı örgütlerin ortaya çıkma ve büyümelerinin temelindeki nedenlerin daha iyi irdelenmesine yardımcı olacaktır”.

Raporun tamamına buradan İngilizce olarak ulaşabilirsiniz.

Adelphi Hakkında:
Adelphi, iklim, çevre ve kalkınma konularında çalışmalarını sürdüren önde gelen bir düşünce kuruluşu ve kamu politikası danışma kuruluşudur. Amacı; araştırmalarla, diyalog kurarak ve danışmanlık vererek küresel yönetişime katkıda bulunmaktır. Adelphi, sürdürülebilir kalkınma konusunda  talebe dayalı, özel tasarlanmış hizmetlerle birlikte hükümetler, uluslararası örgütler, şirketler ve STK’lara küresel sorunlar için tasarım stratejileri sunmaktadır. www.adelphi.de

Kaynak: Adelphi

Eyleme geçİn

Daha adil bir dünya için küresel harekete katılın. İklim değişikliği ile beraber mücadele edelim!

Facebook’ta 350.org TÜRKİYE

Twitter’da 350.org TÜRKİYE