Çamurlu tarlalardan koşan eylemciler birbirlerine bağırıyordu: “Çabuk, arkadaşlarınıza yetişin, aranızda açıklık bırakmayın”. Eylem geç başlamasına rağmen, Pazar sabahı Ende Gelände (“Buraya Kadar”) ittifakı tarafından gerçekleştirilen protesto yürüyüşünde her şey birden hızla yaşanmaya başladı.

Koruyucu beyaz tulumlar giyen yüzlerce aktivist, Kuzey Ren-Vestfalya’daki Hambach açık kömür madenine doğru koştu; polisi geçerek arkadaki muazzam, 100 metre uzunluğundaki kömür ekskavatörüne ulaşmaya çalışıyorlardı. Amaçları, Avrupa’nın en büyük açık kömür madenindeki çalışmaları durdurmaktı.   

Çevre aktivistleri, BM’nin Bonn’daki COP 23 iklim zirvesinden bir gün önce bu protestoyu organize ederken, kömür madenciliğinin sona erdirilmesi konusunda siyasetçilere güçlü bir mesaj vermeyi amaçlıyorlardı. Hambach açık kömür madeni, AB’nin en büyük hava kirleticilerinden.

Aktivist Kathrin Henneberger’e göre Hambach bu nedenle bu türden bir protesto için mükemmel bir noktaydı. DW’ye yaptığı açıklamada, “Eğer küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlamak istiyorsak, bunları bugün kapatmamız gerekiyor. Artık bunu yapması konusunda hükümete güvenmiyoruz. Bunu kendimiz yapmalıyız” dedi.

Hambach’da linyit çıkartılıyor. Bu kahverengi renkli, düşük kalitedeki kömür, çevresel açıdan dünyadaki en zararlı enerji kaynağı. Almanya’nın ilan ettiği iklim hedeflerine ulaşamamasının da başlıca nedenlerinden. Daha temiz enerji biçimlerine geçmeye yönelik çabalara rağmen, ülkedeki enerjinin dörtte biri hala linyitle üretiliyor.

“Eylemlerimiz tamamen meşru”

Ende Gelände’ye göre, Pazar günkü protestoya yaklaşık 4.500 kişi katıldı. Polisi tahminlerine göre bu sayı 2500 idi. Linyit karşıtı eylemciler ilk başta tek bir büyük grup olarak Hambach açık kömür madenine doğru yürüdüler. Bir iki kilometre sonra iki gruba ayrıldılar. Daha sonra tekrar ayrıldılar; bu manevranın amacı polisten kaçmaktı.

Eyleminde sonunda, yüzlerce aktivist kömür madenine dört farklı yönden hücuma geçti. Aktivistler kömür ekskavatörlerine ulaşıncaya kadar polis onları durdurmayı başaramadı.

Göstericiler kömür çıkartma alanına olabildiğince yaklaşmak istiyordu.

RWE Power AG işletmecileri güvenlik nedenleriyle ekskavatörleri durduklarında aktivistler tezahürat yaptı. Ama aktivistler hedeflerine ulaşmalarına rağmen, tesisi gece geç saatlere kadar işgal etmeye hazır olduklarını söylediler.

Polis hoparlörlerle sürekli anons yaparak, aktivistlere protestolarının yasadışı olduğunu, bu alana izinsiz girdiklerini ve bu nedenle suç işlediklerini hatırlatıyordu. Ende Gelände sözcüsü Dorothee Häussermann, aktivistlerin sivil itaatsizlik gerçekleştirdiğini belirtti.

Häussermann, “Kömür şirketlerinin köyleri ve ormanları toptan yok etmesi ve bunu sadece linyitle iklim değişikliğini ateşlemek için yapması nasıl ‘yasal’ olabilir? Eğer yasalar, insanların yaşaması için gereksinim duydukları doğal kaynakları yok edilmesini koruyorsa, biz de bu yasaları ihlal etmek mecburiyetindeyiz; eylemleri tümüyle meşru görüyoruz” dedi.

Protesto büyük ölçekte barışçıldı. Ama gösterinin sonuna doğru polis birkaç aktiviste biber gazı sıktı. Parlamentonun Yeşil üyelerinden Ingrid Nestle, polisin eylemlerinin olması gerektiği gibi gerçekleştiğini gözlemlemek için bütün gün eylem alanındaydı. Göstericileri ve polis memurlarını saydı, fotoğraflar ve videolar çekti. 

DW’ye yaptığı açıklamada, “Göstericiler istikrarlı bir şekilde barışçıldılar. Hiçbir olay olmadan madene kadar indiler ve ekskavatörü durdurdular” dedi. Nestle, Polis çoğunlukla duruma uygun tepki verse de, “barışçıl göstericilere karşı biber gazı kullanılması gereksizdi” dedi.  

Pasifik İklim Savaşçıları da Hambach göstericilerini desteklemek için oradaydı.

Pasifik’ten destek

Pasifik bölgesindeki iklim aktivistleri de kömür madenciliği endüstrisine karşı mücadele eden Renanya protestocuları ile dayanışma eylemi gerçekleştirdi. Pasifik İklim Savaşçıları, protesto öncesinde neredeyse terkedilmiş durumdaki Manheim köyünde geleneksel bir tören gerçekleştirdi. Bu köy yakın bir zamanda madene yer açmak için boşaltılacak.

Samoa’dan gelen 19 yaşındaki iklim akvisti Brianna Fruean, “Bugün burada hep birlikte fosil yakıtların sonlandırılmasını talep etmeye geldik. Ülkelerimizde şu anda iklim değişikliği bir gerçeklik. Bizler fırtınanın merkezinde yaşıyoruz. Her gün balıkların azalmasına, deniz seviyesinin artmasına ve iklimdeki yoğun değişikliklere tanık oluyoruz” dedi.

Törene katılan bölge sakini iki kadın, Pasifik kültürünün güzelliğini ve direngenliğini temsil eden tapa, yani dut ağacı kabuğundan yapılan kumaş üzerinde kırmızı çiçek yapraklarından bir hediye aldılar. Manheim’a komşu bir köyde yaşayan Antje Grothus, bir gün bakacak ki evinin kenarına maden gelmiş.

Grothus, “Tören çok duygulandırıcıydı, ama Pasifik İklim Savaşçıları burada olmak için bizden izin isterken, biz kömür yakarak onların yaşam alanlarını yok ediyoruz. Çok utanç verici.” dedi.

 

Yazının İngilizce orijinali 6 Kasım 2017’de DW’de yayınlanmıştır. 

350 Türkiye için çeviren: Balaban Cerit