Bartın Platformu’nun çağrısıdır:

DAVAMIZA (AMASRA’YA) SAHİP ÇIKIYORUZ…

Fatih Sultan Mehmet’in emaneti, cennet Amasra’ya termik santral yapılmak istendiğini dünya alem duydu artık.  Bartın-Amasra halkının mücadelesi ve tepkisinden çekinerek yıllarca termik santral izni veremeyen eller, milli iradeye karşı yapılan darbe girişiminden sonraki belirsizlik ortamından yararlanarak Ekim 2016’da termik santral ÇED raporunu onaylayarak “Amasra’nın Ölüm Fermanını” imzalamışlardı.

Bartın-Amasra halkı olarak bizler, bu oldubittiye sessiz kalmamış, Türkiye’de rekor sayıda, 2019 davacıyla bu kararın iptal edilmesi için dava açmıştık.

Ne aklın ve bilimin evet dediği, ne de halkın onay verdiği Amasra’da termik santral yapma girişimine karşı son şansımız mahkemenin bu kararı iptal etmesi. Mahkeme termik santralin yapılacağı Tarlaağzı ve Gömü köylerinde bilirkişi incelemesi kararı aldı. 14 Temmuz Cuma günü mahkeme heyeti ve bilirkişiler bu köylere keşif için gelecekler. Bartın’ın-Amasra’nın bu davaya karşı olduğunu göstermek ve davamızı savunmak için, tüm davacıları 14 Temmuz Cuma Günü Tarlaağzı’nda yapılacak Mahkeme bilirkişi incelemesine davet ediyoruz. Bu dava sadece 2019 kişinin davası değil, tüm Bartın-Amasra halkının davasıdır. Tüm halkımızı yapılacak mahkeme keşfinde hazır bulunmaya çağırıyoruz. “Gelin, hep birlikte davamıza sahip çıkalım.”

Not: Tarlaağzı köyüne ulaşım için 14 Temmuz günü saat 10.00’da İnkumu, Bartın ve Amasra’dan araçlar kaldırılacaktır.

Amasra B kömür madeni ve kömürlü termik santrali Banktrack profilidir:

Sektörler: termik santraller – kömür, madencilik – kömür

Aktif

Bu profil aktif olarak güncellenmektedir. Bu profil hakkında geribildirim yollamak için

Yazan: BankTrack

Yayın tarihi: 13 Mart 13 2017

Son güncelleme: 26 Nisan 2017

Projenin websitesi

Durum

Screen Shot 2017-07-10 at 19.06.57

Açıklama/Tanım

Amasra Hema kömür madeni ve kömürlü termik santrali Karadeniz kıyısında, Bartın ilinin Amasra ilçesi yakınında bir enerji projesidir. Planlanan termik santral iki adet 660 MW’lık üniteden oluşan, toplam 1320 MW kurulu gücünde, antrasit yakacak bir “ultra-süperkritik” kömürlü termik projesidir. Bu kömürlü termik santral Hattat Holding’e bağlı Hema Enerji tarafından planlanmaktadır.

Proje planları ilk anlaşmanın yapıldığı 2005 yılından bu yana, finansör ve ortak bulma sorunları, projenin çevre mevzuatına uygun olmamasından kaynaklanan zorluklar ve güçlü yerel hareketlerin projeye itirazları yüzünden  birçok kez değişti. Amasra ve Amasra dışından yerel topluluklar 12 yıldan beri bu kömürlü termik santrale karşı mücadelelerini devam ettirmektedirler.

120 sivil toplum kuruluşu ve birçok belediyeden oluşan büyük bir sivil toplum örgütü olan Bartın Platformu’nun projeye karşı açtığı ve halihazırda devam eden iki ayrı dava bulunmaktadır: İlki, Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) davası, diğeri ise projenin ilk çevre düzeni planına yapılan değişikliğe karşı açılan davadır.

Proje sponsorunun sunduğu planlara göre kömürlü termik santralin yakacağı kömür, yakınlardaki Amasra B kömür madeninden çıkarılacaktı. Hema, 56 milyon ton taş kömürü çıkarmak üzere 20 yıllığına devletten kiraladığı Amasra B sahasından yılda 10 milyon ton kömür çıkarmayı hedeflemiş, ancak 2005’ten bu yana hiç kömür çıkarmamıştır. Kömürlü termik santral projesinin ÇED raporuna Tarlaağzı liman inşaatı da dahil edilmiştir ki bu da şirketin termik santral için kömür ithal etmeyi planladığına işaret etmektedir.

Kısa tarihçe

Hema, 2005 yılında Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Amasra B kömür maden sahasından 20 yıl içinde 56 milyon ton taşkömürü çıkarmak üzere bir rödövans anlaşması imzalamıştır. Hema, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) başvurusunu yaptığı, madenin yakınına bir kömürlü termik santral inşa etme planları hakkında 2006 yılına kadar bölge halkına bilgi vermemiştir. İlk başvuru 600 MW kurulu gücünde bir kömürlü termik santral için yapılmış, daha sonra bu kapasite 2009 yılında 6400 MW kurulu güce kadar çıkma opsiyonuyla birlikte 2640 MW kurulu güce yükseltilmiştir. En sonunda Hema, halihazırda davaları devam eden, toplam 1320 MW kurulu gücünde, Bartın ve Amasra kömürlü termik santralleri olmak üzere, yan yana iki ayrı kömürlü termik santral için ön lisansı başvurusunda bulunmuştur.

Bu durum karşısında yerel topluluklar, 120 sivil toplum örgütü ve birçok belediyeden oluşan Bartın Platformu’nu kurmuşlardır. Bu geniş platform ard arda birçok gösteri ve eylem düzenlemiştir.  

ÇED sürecinin tarihçesi

Projenin 2009 yılında yapılan ilk ÇED başvurusu eksik evrak gerekçesiyle geri çevrilmiştir. Bunun üzerine, şirket projeyi dörde bölüp, termik santral, kül depolama alanı, liman, kömür hazırlama tesisi ve elektrik iletim hattının her biri için ayrı ÇED başvurusunda bulunmaya karar vermiştir. Tüm bu bölümler aynı projenin birer parçası olduğundan, ve kümülatif etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrı ayrı ÇED başvurusunda bulunmak hukuka aykırıdır.

2013 yılında, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ÇED raporunu projenin Amasra ilçesinde çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri gerekçesiyle yetersiz bulmuştur. Ancak Haziran 2014’te, şirket ÇED Nihai Raporu çıkarmıştır – yukarıda anlatıldığı gibi, projeyi dörde bölüp, ayrı ayrı ele alarak. Kanuna göre ÇED Nihai Raporu çıktıktan sonraki 10 gün içinde halk itirazlarını sunabilmektedir. Bu on gün zarfında, Amasra ve Bartın halkı 42,000 bireysel itiraz dilekçesi vermiştir. Tüm bu itirazlara ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın olumsuz görüşüne rağmen, 2015 yılında ÇED raporu kabul edilmiştir. ÇED olumlu kararının hemen arkasından Bartın platformu avukatları tarafından 2019 kişinin davacı olduğu bir itiraz davası açılmıştır. Bu bireysel davacı sayısı Türkiye çevre davaları için bir rekor teşkil etmektedir.

Finansal arka plan

Ocak 2016’da, Hema Elektrik Üretim Anonim Şirketi (proje sahibi) ve ana şirket konsorsiyumu arasında Mühendislik, Tedarik ve İnşaat (EPC) sözleşmesi imzalanmıştır. Konsorsiyum, konsorsiyum lideri Dongfang Electric Corporation Ltd. (DEC Ltd., Çin), Dongfang Elektrik Turkiye A.Ş. (DEC Türkiye) ve Hattat Inşaat’tan oluşmaktadır. Toplam sözleşme bedeli 6,018,188,000 Çin Yeni, yani yaklaşık 914,624,000 ABD Dolarıdır. DEC Ltd.’nin aldığı pay 3,592,148,000 Çin Yeni + 22 milyon ABD Doları, DEC Türkiye’nin payı 66 milyon ABD Doları, Hattat İnşaat’ınki ise 295 milyon ABD dolarıdır.

Ağustos 2016’da, Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat bir basın açıklamasında bölge halkının itirazları ve mücadelesinden dolayı projenin ÇED sürecinin çok fazla uzadığını ve bu gecikmelerin uluslararası finansman bulunmasını zorlaştırdığını açıkça belirtmiştir (Bartın Platformu’nun yanıtı burada).

Ancak Bartın Platformu’nun aktardığına göre, şirket Şubat 2017’de kömür madeninin finansmanı için Credit Suisse’le görüşmüş ve 2U1K isimli bir Türk danışmanlık şirketi İsviçre bankası için anket yapıp, yerel halk ile mülakatlar gerçekleştirmiştir. Credit Suisse ise bu santrale finansman vereceği bilgisini doğrulamamıştır.

Ne olmalı?

Projenin yerel ekoloji, ekonomi ve halk üzerinde ciddi ve uzun süreli etkileri olması beklenmektedir. Bu etkilerden bazıları ormanların kesilmesi, küçük ölçekli çiftçilik ve balıkçılıkla geçinen yerel halkın geçim kaynakları üzerindeki etkileri, ve kömürlü termik santralin iklim değişikliğini tetiklemesi olarak sayılabilir.

Bankalar ve finans kuruluşları bu kömürlü termik santral ve kömür madeni projesini finanse etmemelidir ve Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, projenin ÇED başvurusunu reddetmelidir.

Sorunlar
Toplumsal Etki

Halk üzerindeki etkiler: Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’na göre, bu kömürlü termik santral yerel ekonomiye bir tehdit oluşturmaktadır. Küçük ölçekli tarım, balıkçılık ve turizm civar Gömü, Tarlaağzı köylerinin ve Amasra’nın en önemli geçim kayaklarını oluşturmaktadır.

Termik santralden kaynaklanan kirlilik: Madencilik faaliyetleri ve kömürlü termik santralden kaynaklanan kirlilik kanserojen partikül emisyonunu arttırır ve bölge halkının sağlık ve geçim kaynaklarını tehdit eder. Amasra coğrafi konumu dolayısıyla partikül madde ve ince tozların tutulması ve çökmesine yol açan ve inversiyon etkisi olarak tanımlanan bir meteorolojik deviasyon etkisine açıktır. Profesör Erdoğan Atmış durumu şöyle açıklamıştır: “Amasra’da deniz ve kara yüzeyleri arasındaki sıcaklık farkı nedeniyle hava yükselemiyor. Sis tabakası iniyor ve dağ varsa bu havada sabit kalıyor. Böyle bir yerde havaya karbondioksit ya da kükürt salarsanız atmosfere karışarak yere çöker. Bu çok ciddi ölümcül bir tehlike.”

Kömürlü termik santralin emisyonları çilek ve ceviz gibi küçük ölçekli tarımı da etkileyecektir. Kül ve toksik maddeler tarlalara çökerek bitkileri kontamine edecektir.

Balık rezervlerine etkileri: Kömürlü termik santralin soğutma suyu bölgedeki köylerin içme sularını temin ettikleri kaynaktan alınacaktır. İçme suyu dağıtımından sorumlu olan Bartın Belediyesi, şirkete karşı açtığı davayı soğutma işlemi için aynı su kaynağının kullanılmasının uygun olmadığı gerekçesiyle kazanmıştır. Kömürlü termik santral türbinlerinde ısıtılan su, ardından Karadeniz’e deşarj edilecek ve deniz yaşamını tehlikeye sokacaktır. Bu kömürlü termik santralden çıkan ısıtılmış suyun akışı yerel balık rezervini etkileyeceği için geçimlerini balıkçılıktan sağlayan bölge balıkçılarının endişelerini arttırmaktadır. Buna ek olarak, balıkçıların kullandıkları Tarlaağzı’ndaki küçük balıkçı limanı da planlanan limanın inşaatı için yıkım tehdidiyle karşı karşıyadır. Projenin ÇED raporunda, Hema, mevcut alanda su kalitesinin inşaat ve işletme aşamalarında bozulmaya uğrayacağını kabul etmektedir (ÇED, sayfa 67-68).

Turizme etkileri: Kömürlü termik santral, turizmin bölge için giderek artan önemini azaltacak ve liman inşaatının yapılabilmesi için plajlar yok edilecektir.  Amasra, şehrin kalıntılarından bir kısmı Ceneviz dönemine ait olduğu için UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde yer almaktadır ve yılda 250 bin kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Türkiye 2023 Turizm Stratejisi’nde termik santralin etrafındaki bölgenin bir ekoturizm bölgesine dönüştürülmesi önerilmiş ve 2007-2013 Turizm Stratejisi Eylem Planı’nda, bu bölge “Ekoturizme Odaklı Gelişim Bölgesi” olarak gösterilmektedir.

Kömürlü termik santralin, madenin, limanın operasyonları ve bunlarla ilişkili ulaşım bölge halkının sağlığı ve Amasra’nın turistik çekiciliğini olumsuz yönde etkileyebilecek bir gürültü kirliliği yaratacaktır. Kamyonlar gece boyunca taşıma yaparken gürültü seviyelerinin hem ulusal, hem de IFC standartlarını aşması beklenmektedir (ÇED, sayfa 23).

Diğer etkiler

ÇED raporuna göre, liman faaliyete geçene kadar kömür küçük köy ve okullardan geçen yollardan taşınacaktır. Bu nakillerden kaynaklanan kirlilik, küçük köy ve okulları etkileyebilecektir.

Gerekli alanların büyük kısmı halihazırda Hema tarafından satın alınmıştır ancak geriye kamulaştırılacak 11 parsel kalmıştır.

Yatırımcılar, her ne kadar bölgesel istihdam artışının sağlayacağı standart zımni kâr gibi, projeden tahakkuk edecek muhtemel ekonomik faydaların altını çiziyor olsalar da, önerileri başka bir duruma işaret etmektedir: proje temelde teknoloji, sermaye, personel, ortaklar ve hatta kömür için yabancı kaynaklara dayandırılmıştır. Bu kömürlü termik santralin bölge ekonomisi üzerinde yol açacağı yoğun olumsuz etkiler, sağlayabileceği (ya da sağlayamayacağı) hiçbir “kısa vadeli” fayda tarafından telafi edilemeyecek ya da dengelenemeyecektir.

Çevre

Ormanlara etkileri: Kömürlü termik santral projesine (maden, tesis ve iletim hatları dahil) yer açmak için geniş ormanlık arazilerin boşaltılması gerekecektir. Sadece kömürlü termik santrale tahsis edilecek alan Küre Dağları Milli Parkı yakınındaki 380 hektar doğal ormanın kesilmesi gerektirmektedir. Kömürlü termik santrale ait diğer tesisler de yüzlerce hektar ormanlık alanın daha kesilmesin gerektirecektir.

2014 yılında Hürriyet’te yer alan bir habere göre, termik santrali ulusal şebekeye bağlayacak elektrik iletim hatlarının büyük bir bölümü, orman içinden geçecektir. Yetkililer şimdiden ağaç kesmeye başlamış ve ekosistemin kırılgan kısımlarına zarar vermiştir.

Havaya etkileri: Kömürlü termik santrallerin büyük miktardaki sera gazı emisyonları iklim değişikliğine yol açmaktadır. Bu santraller akciğerlere nüfuz ederek solunum yolu hastalıklarına neden olan gaz ve ince toz da salar. Projenin sponsoru bugüne kadar nitrojen oksitler, karbon monoksit, karbon dioksiti, ince toz ve külü filtreleyecek uygun desülfürizasyon sistemini bildirmemişlerdir. Bu filtreler olmadan, toksik partikül maddeler termik santralin etrafına yağacak ve bölge halkının sağlık sorunlarını arttıracaktır.

Atık sorunları: Projenin ÇED raporu kömür yıkama tesisinin tehlikeli atıklarıyla ne yapılacağı konusunda net bilgi vermemektedir. Kömür işletmeleri atıklarının ormanların ortasındaki kül barajlarına atılmasının geçmişte Ege’de yerleşmiş bir uygulama olması yüzünden planlanan Amasra projesi ve kömür külü atıkları konusundaki yaklaşımı büyük endişe uyandırmaktadır.

İnsan hakları

Maden projesinin ilk yılı içinde, yeraltında dokuz maden işçisi ölmüştür.

Diğer sorunlar

Amasra, aynı zamanda, Ceneviz kalelerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu kaleler 2014 yılında beri UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde yer almaktadır. Rüzgarlı Karadeniz kıyıları rüzgar santralleri için çok daha elverişlidir.

Bölge halkının topladığı 42 bin imza da dahil olmak üzere, ÇED değerlendirmesine yaptıkları yasal müdahaleler ve muhalefet görmezden gelinmektedir.

Yönetişim
Banka politikaları

Bu projeye uygulanan banka yatırım politikası: 

Credit Suisse
Credit Suisse’in Sektörel Politika ve Kılavuz İlkeleri Özeti

ORMANCILIK VE ENDÜSTRİYEL TARIM POLİTİKASI, MADENCİLİK POLİTİKASI, PETROL

VE GAZ POLİTİKASI, İHTİLAFLI SİLAH POLİTİKASI, ELEKTRİK ÜRETİMİ KILAVUZ İLKELERİ

(KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL, HES, NÜKLEER SANTRAL DAHİL)

Mar 31 2017

Güncellemeler
Finansörler
Mart 2010’da toplam yatırımın 2 milyar Euro tutarında olacağı açıklanmıştı.

2013 yılında, Türk ve Çin şirketleri arasında 2.4 milyar ABD dolarlık bir anlaşma imzalandı. 

Bankalar
Credit Suisse Group Switzerland profil
Temas kuruldu, ancak banka proje finansmanı ile ilgilendiğini doğrulamadı.

Bankanın maden ve termik santral projesine duyduğu ilgi, Şubat 2017’de banka tarafından tutulan bir danışmanın

yerel gruplarla kısa süre önce yaptığı görüşmeler sırasında duyuruldu. Credit Suisse’in geçmişte diğer Hattat

Holding şirketlerine verdiği ortaklaşa krediler de bu iddiaları güçlendiriyor (örneğin, 2015’te Hema Sanayi)

Kaynak: Bartın Platformu

İlişkili şirketler
Proje sponsoru
HEMA Enerji Turkey
Diğer şirketler
Datong Kömür Madencilik Grubu China

Datong Kömür Madencilik sondaj çalışmalarından sorumludur

Harbin Electric China

2013 yılında, Çinli Harbin Electric International (HEI) kömürlü termik santralin inşası için

2.4 milyar ABD doları bedelinde bir anlaşmaya imza atmıştır. HEI devlete ait bir şirket olduğu için, bu projede

hangi düşük karbonlu ve çevre dostu teknolojinin bu yabancı yatırımda hesaba katılacağı konusunda

Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve Çevre Koruma Bakanlığı tarafından yayımlanan

“Yabancı Yatırım ve İşbirliklerinde Çevrenin Korunmasına Dair İlke Kılavuzlar” uygulanmaktadır.

SRK Danışmanlık – uluslararası –

2009 yılında Hema, SRK’la birlikte coğrafi koşulları ve muhtemel rezervi 265 milyon ton olarak gösteren banka fizibilite raporu taslağını inceledi.